tekelisazevi - Blogcu



Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle
Google

tekelisazevi

19/11/2009 - AVUCUNUZU AÇMAYI DENEDİNİZ Mİ??

Kategori: hayata dair

Asya'da maymun yakalamak icin kullanilan bir cesit tuzak vardir. Bir
Hindistan cevizi oyulur ve iple bir agaca veya yerdeki bir kaziga baglanir.
Hindistan cevizinin altina ince bir yarik acilir ve oradan icine tatli bir
yiyecek konur.. Bu yarik sadece maymunun elini acikken sokacagi
buyukluktedir. Yumruk yaptiginda elini disari cikaramaz. Maymun tatlinin
kokusunu alir,yiyecegi yakalamak icin elini iceri sokar, ama yiyecek
elindeyken elini disari cikarmasi olanaksizdir. Sıkıca yumruk yapmis el, bu
yariktan disari cikmaz. Avcilar geldiginde maymun cilgina doner ama,
kacamaz Aslinda bu maymunun tutsak eden hicbir sey yoktur onu sadece, Onun
kendi bagimliliginin gucu tutsak etmistir. Yapmasi gereken tek sey elini
acip yiyecegi birakmaktir. Ama zihninde acgozlulugu o kadar gucludur ki Bu
tuzaktan kurtulan maymun cok nadir gorulur.

Bizleri de tuzaga dusuren ve orada kalmamiza neden olan sey, arzularimiz ve
zihnimizde onlara bagimli olusumuzdur. Tum yapmamiz gereken elimizi acip
benligimizi, bagimli oldugumuz seyleri serbest birakmak ve dolayisiyla ozgur
olmaktir !!!


Ben, maymuna benzer yanimiz olarak sahip oldugumuzu dusundugumuz her seyin
bizim icin birer tuzak oldugunu fark etmiyor olusumuz oldugunu dusunuyorum:

-Cogunlukla konusmaktan fazla bir ozelligini kullanmadigimiz son model cep
telefonlarina sahip olmak,

-Ortalama 15 m2´sini kullandigimiz ama kullandigimiz alandan 20-30 kat buyuk
evlere sahip olmak,

-Belki bir kez giydikten sonra cok uzun sure dolabimizin bir kosesinde
unuttugumuz gunun modasina uygun giysilere sahip olmak,

-Okumadigimiz kitaplara sahip olmak,

-Asla kadranin gosterdigi surate ulasamayacagimiz en suratli arabaya sahip
olmak,

-Bize gunde 35 kez zamani, baskalarina surekli zenginligimizi gosteren kol
saatlerine sahip olmak,

-Vakit bulup gidilemeyen, gidilse bile dinlendirmekten cok uzak tabiri
caizse yorgunluktan hasatimizi cikaracak deniz kenarina yakin bir yazlik,
bir dinlence evine sahip olmak,

-Faizi, getirisi zarara ugramasin diye kiyip harcanamasa bile bol sifirli
bir banka defterine sahip olmak,

-Dunyalarina ve guzelliklerine katilamadigimiz, asla yeterli vakit
ayiramadigimiz basarili ve digerlerininkinden daha guzel cocuklara sahip
olmak,

-Vaktimize, nakdimize, aklimiza, cenemize zarar verse bile bir futbol takimi
taraftarligina sahip olmak,

-Sagligimiza, duzenimize, beynimize korkunc zararlar verse bile envai cesit
ickilerin bulundugu gosterisli, dekoratif bir mini bara sahip olmak,

-Oturmadigimiz koltuk takimlari,

-Izlemedigimiz dev ekran televizyonlar,

Kullanmadigimiz, faydalanmadigimiz daha neler nelere sahip olmak... Ya da
sahip oldugumuzu sanmak...

O maymun gibi avucumuzda tuttugunuz surece (faydalanamasak bile) sahip
oldugumuzu sanmiyor muyuz? Ve ancak parmaklarimizi gevsetip bunlardan vaz
gectigimiz zaman gercekten ozgur olup tum yeteneklerimizi kullanabilir hale
gelmeyecek miyiz?


Aslinda biz bu dunyaya sahip olmaya degil, sahit olmaya gelmisiz. Ah bunu
bir anlayabilsek...


YAZARI BİLİNMİYOR...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/11/2009 - Gelinin elini sakın bırakma yaksa!!!!!!!!!!!!

Kategori: eglence

Sakın bırakmayın gelinin elini yoksa karıştırırsınız.Bu kadar damat bir o kadar da gelin adayı pes doğrusu.İşte o an detirten bir poz siz ne dersiniz?

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/11/2009 - DOMUZ GRIBI ILE RÖPORTAJ....

Kategori: Saglik

AŞI BİZE VIZ GELİR,
ASLA TESLİM OLMAYIZ....

Geçenlerde bir hastamdan bana geçmeye çalışan bir 'domuz gribi virüsü' yakaladım. Daha önce hiç görmediğim için çok heyecanlanmıştım.

Kendisine gazetede bir köşem olduğunu, röportaj yapabileceğimizi söyledim ama kabul etmedi.
'Seni Ayşe Arman'a veririm, seks hayatını anlatmak zorunda kalırsın' tehdidinden sonra bülbül gibi şakımaya başladı.
İşte domuz gribi virüsü ile yaptığım röportaj:

Neden size domuz gribi diyorlar?

10'uncu kuşaktan büyük dedem ailesiyle bir domuzda yaşıyormuş. Meksika'da ilkel bir çiftlikte sıkış tıkış yaşarken büyük dedem 'Yetti artık' deyip çiftlik sahibinin oğluna atlayıvermiş. İnsanlar bizi o günden sonra tanıdı. Sonra da biliyorsunuz ismimizi değiştirdiler.

Bu ismi beğendiniz mi?

Kesinlikle hayır. Bilim adamları H1N1 diyor ama halkımız benimsemedi. Biz domuz gribi ismini istiyoruz. Halkın benimsemediği bir ismi yaşatamazsınız. Gerekirse Cumhurbaşkanı'na çıkacağız.

3 SAATTE 2 MİLYON ÇOCUK YAPTIM

Kaç yaşındasınız?

Sizin zaman ölçünüzle 3 saat yaşındayım. Biz grip virüsleri çok hızlı üreriz. Ben 10 milyonluk bir ailenin en küçüğüyüm. Şu saate kadar
2 milyon çocuğum oldu. Birkaç saat içinde öleceğim ama ölmeden önce milyonlarca çocuk yapacağım. En büyük amacım kendi neslimin devamını sağlamak.

Aileniz kalabalık mı?

O kadar geniştir ki saymakla bitmez. Siz insanların üzerinde yaşayanlarımızın dışında başta kuşlar olmak üzere kedilerde, maymunlarda kuşlarda yaşayan binlerce çeşit akrabamız var. Atalarım milyonlarca yıldır dünyada hüküm sürüyorlar. Bu yüzden son günlerde çıkardığınız yaygarayı bir türlü anlamıyorum? Sanki yeni ortaya çıkmışız gibi konuşuyorsunuz.  

AŞIDA MİLYARCA DOLAR DÖNÜYOR

Bunun sebebi ne sizce?

Benden duymuş olmayın ama pis kokular alıyorum. Sizden birileri maddi menfaatleri için bizim gücümüzü abartıyor gibime geliyor. Hani şu 'aşı' meselesi, bu işte milyarlarca dolar dönüyor diyorlar.

Sizi yeryüzünden silmek istiyorlar, başarabilirler mi?

Sadece gülüyorum! Siz insanlar dünyada yokken bile biz vardık. Şimdi birkaç uyduruk ilaçla neslimizi ortadan kaldırabileceğinizi düşünüyorsunuz. İlaçlarınızın bizi tanımasını engelleyecek olağanüstü bir kamuflaj yeteneğimiz olduğunu unutuyorsunuz. Tamiflu'ya karşı hemen direnç geliştirdik. Hem birkaçımızı öldürseniz bile sağ kalanlarımız büyük bir hızla çoğalır. Bilim adamları (tabii bizimkiler) insan nesli ortadan kalksa bile bizimkinin devam edeceğini söylüyor.  

Daha çok kimleri hasta etmeyi seviyorsunuz?

Bizim sizi hasta etme gibi bir amacımız yok, biz kendimize güvenle çoğalacak yaşam alanları arama derdindeyiz. Bu nedenle yaşam şansımız yüksek olan bağışıklığı düşük, iyi beslenmeyen, spor yapmayan, güneşlenmeyen, stres altındaki insanları seçeriz.

Bizden istediğiniz bir açılım var mı?

Size düşman değiliz. Aksine insanları severiz çünkü size muhtacız. Bize iyi bir yaşam ortamı sağlıyor, sıcak bir yuva, beslenmemiz için gıda veriyorsunuz. Haklarımızı verin yeter.

EVHAMLI ANNELER İŞİMİZE YARIYOR

Nasıl yani?

Laf aramızda sizin vücudunuzda hoşumuza gitmeyen
birkaç şey var. Bir kere yüksek ateşi hiç sevmeyiz, ateşiniz çıkınca bizim hareket ve çoğalma kabiliyetimiz azalıyor, sizin savunma hücreleriniz ise sıcak havada daha iyi savaşıyorlar. Sağolsunlar evhamlı anneler çocuklarına ateş düşürücü vererek bize çok yardımcı oluyorlar. İkinci hoşumuza gitmeyen şey; vücudunuzda yaşayan diğer bakteriler.
Onlar bizim yerleşmemize, yiyeceklerini paylaşmamıza izin vermiyorlar. Neyse ki sizler gereksiz yere antibiyotik alarak bizim düşmanımız olan bakterileri öldürüyorsunuz, böylece meydan bize kalıyor, istediğimiz kadar çoğalıyoruz.
Biz binbir suratız yakalayamazsı nız!

Sizi aşı ile yok etme planları var.

Aşı mı? Biz o kadar büyük bir aileyiz ki bize karşı etkili bir aşı bulmanız imkansız. Binbir surat gibi devamlı şekil değiştiririz. Hangi birimizi yakalayacaksı nız?

Bir vücuttan diğerine nasıl gidiyorsunuz?

Sizleri hapşırtıp öksürterek. 

SİZ HAPŞIRDIKÇA BİZ YAYILIYORUZ

Nasıl yani?

Sizin hastalık belirtileri dediğiniz şeyler aslında bizim yayılma stratejilerimiz. Sabahtan beri öksürüyorsun, farkında değil misin? Biraz önce hapşırdın. Burnun da akıyor...

Yani?

Seni hapşırtan ve öksürten benim. Amacım havaya yayılan partiküller ve burnundaki salgıyla etrafa yayılmak. Yeni kurbanlarımızı böyle buluyoruz.  Hapşırmazsan, burnun akmazsa, mendil kullanırsan, elini yıkarsan başka vücutlara geçmem zorlaşır. 
HATA YAPMAYIN  6-7 GÜNDE GİDELİM

Bizi öldürmeye niyetlisiniz demek?

Biraz önce söylemiştim. Sizi öldürürsek kendi geleceğimizle oynamış oluruz. Evet, size biraz rahatsızlık veririz ama bir yanlış yapmazsanız 6-7 gün en fazla 10 gün içinde çekip gideriz.

DR.MURAT KİLİKOGLU
(AKŞAM)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/11/2009 - İnsan Yetiştirme Kültürümüz...

Kategori: hayata dair

İnsan Yetiştirme Kültürümüz...

ERDAL ATABEK"İnsan yetiştirme" bir kültürdür ve toplumun bütün geçmiş birikiminin izdüşümüdür.
Ona verdiğiniz eğitim de bu kültürün bir parçasıdır.
 
Bizim "insan yetiştirme kültürümüz" şu temellerde gelişmiştir:
 
"Çocuğumuzu aşırı koruma", "onu sıkıntılarla karşılaştırmama, üzülmesini önleme",
"başarılı olmasını sağlama, onu hep başarılı görme, onun başarısına destek olma",
"çocuğumuzla gurur duyma", "onun başarısını kendi başarımız sayma".
 
Bu temeller üzerinde gelişen "insan yetiştirme kültürümüz" şu sonuçları vermektedir:
Anne-babalarda yüksek beklenti ve görmek istediğini görme.
Çocuklarda da sorumluluk alamama, her şeyi başkalarından bekleme.
Bu modelde yetişen çocuklar yaşamda karşılaştıkları güçlükler karşısında bocalamakta ve her zaman destek beklemektedir. Anne-babalar da her koşulda çocuklarını haklı görerek onun dışındaki her şeyi eleştirmektedirler.
Sonuç, aslında yaşadıklarımızdır.
Ama siz, hiç yaşadıklarından kendini sorumlu tutan bir birey görüyor musunuz?
Görememenizin nedeni, aslında birey olamamaktan kaynaklanmaktadır.
Dört yaşındaki bir çocuğa "hazzı geciktirme eğitimi" yapmayı bilmek gerekiyor.
"Hazzı geciktirme eğitimi" şudur:
Dört yaşındaki çocuk, önündeki çikolata paketini bitirmek ister. Çünkü çikolata haz verir, çocuk da aldığı hazzı artırmak ister. Beynin sağ (sıcak ve duygusal) yarımküresi, çocuğa bütün çikolatayı bitirmesini söyler. Şimdi anne-babası (ya da eğiticisi) çocuğa çikolatanın bir parçasını şimdi yemesi, bir parçasını da sonra yemesi gerektiğini söyler ve mızıldamasına aldırmadan kararlılıkla bunu sürdürürse, çocuk sol beynin (soğuk ve mantıksal) yarımküresinin devreye girdiğini görür ve beklemesini öğrenir.
İşte bu "hazzı geciktirme eğitimi" dört yaş dolaylarında verilmelidir.
Eğer bu eğitim başarılırsa, çocuğumuz sonraki yaşamında da plan yapabilmeyi, program uygulamayı başarabilecektir. Televizyon izleme saatini, internet karşısındaki süreyi kontrol edebilecektir. Başarısını ve başarısızlığını neden-sonuç ilişkisini kurarak anlayabilecektir.
Sorumluluk eğitimi, karar verebilme eğitimi böyle yapılacaktır.
Yetkin bir erişkinin üç önemli özelliği vardır:
1. Sonuçlarını ölçerek doğru karar verebilme,
2. Verdiği kararın sorumluluğunu alabilme,
3. Sonuçta kendi payını nesnel (objektif) görebilme.
Bu üç özellik de özdenetim, özeleştiri, özerk olma demektir.
 
Eğer bugün içinde yaşadığımız toplumda yetişkinlerimizin tutum ve davranışlarını beğenmiyorsak, yaptıklarını yanlış buluyor ve neden düzeltemediklerini anlayamıyorsak, buraya nasıl geldiğimize bakmamız gerekiyor.
Çocuklarımızı 0-6 yaş döneminde nasıl yetiştiriyoruz?
İlköğretim çağı çocuklarımızı (7-15) nasıl yönlendiriyoruz?
Lise öğrencilerinden ne bekliyoruz?
Üniversite eğitimini neden istiyoruz?
Bu dönemlerin hepsine de baktığımız zaman orada "insan yetiştirme kültürümüzü" göreceğiz.
Yetişirken sorumluluk vermeme, sorunlarla karşılaştırmama, aşırı koruyarak yaşama yeterince hazırlayamama. Sonra da her şeyden yanıp yakılma.
Toplum olarak da her şeyi eleştirme ama parmağını kımıldatmama.
Bütün kurtuluşu hep başkalarından bekleme.
Ağlama, ağlaşma, ama iş yapmaya gelince yan çizme, kendinden başkalarını suçlama.
Bu durumdan memnun değilsek çevremize bakmalıyız.
Eğitimden politikaya kadar her şeyin sorumlusu kendimiziz.
Aynaya bir kez de bunu görmek için bakabilsek!..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/11/2009 - Bağlama akortdu(akort cihazı ile)

Kategori: tekelisazevi

KISA SAP (ÇÖĞÜR) BAĞLAMA AKORDU:

 

1.tel

2.tel

3.tel

LA KARAR:

RE

SOL

LA

Sİ KARAR:

LA

DO KARAR:

FA

Sİ bemol

DO

DO #(diyez) KARAR:

FA# (diyez)

DO #(diyez)

RE KARAR:

SOL

DO

RE

Mİ KARAR:

LA

RE

FA KARAR:

LA bemol

Mİ bemol

FA

FA# (diyez) KARAR:

FA# (diyez)

SOL KARAR:

DO

FA

SOL

UZUN SAP BAĞLAMA AKORDU:

ALT TELDEN BAŞLAYARAK,

  • 1.TEL =LA
  • 2.TEL =RE
  • 3.TEL =SOL

UD AKORDU:

ALT TELDEN BAŞLAYARAK

  • 1.TEL =SOL
  • 2.TEL =RE
  • 3.TEL =LA
  • 4.TEL =Mİ
  • 5.TEL =Sİ
  • 6.TEL =FA#

CÜMBÜŞ AKORDU:

ALT TELDEN BAŞLAYARAK,

  • 1.TEL =DO
  • 2.TEL =SOL
  • 3.TEL =RE
  • 4.TEL =LA
  • 5.TEL =Mİ
  • 6.TEL =Sİ

KEMAN AKORDU (BATI’ya Göre)

ALT TELDEN BAŞLAYARAK,

  • 1.TEL =Mİ
  • 2.TEL =LA
  • 3.TEL =RE
  • 4.TEL =SOL

KEMAN AKORDU: (TSM’ye Göre)

ALT TELDEN BAŞLAYARAK,

  • 1.TEL =LA
  • 2.TEL =RE
  • 3.TEL = SOL
  • 4.TEL = DO

KEMENÇE AKORDU:

ALT TELDEN BAŞLAYARAK,

  • 1.TEL =Mİ
  • 2.TEL =LA
  • 3.TEL =RE

GİTAR AKORDU:

ALT TELDEN BAŞLAYARAK,

  • 1.TEL =Mİ
  • 2.TEL =Sİ
  • 3.TEL =SOL
  • 4.TEL =RE
  • 5.TEL =LA
  • 6.TEL =Mİ

Unutmayınız;

A = La , B = Si , C = Do , D = Re , E = Mi , F = Fa , G = Sol


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2009 - Dakika dakika insan vücudu...

Kategori: Saglik
DAKİKA DAKİKA İNSAN VÜCUDU... KRİTİK ZAMANLARA DİKKAT...
 Vücudunuzda 24 saat boyunca neler olduğunu biliyor muydunuz ?
06.00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanıyor. Bu uyanma vücut için kendini yavaşca kalkmaya hazırlama işareti. Metabolizma hareketleniyor, günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır oluyor.
07.00 Vücut hâlâ zayıf. Spor yapmaktan kaçının. Kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenirsiniz. Spor yerine kahvaltı edin, sindirim bu saatte mükemmel çalışıyor.
08.00 Libidonun en yüksek olduğu saat. Fazla miktarda hormon salgılanıyor. Sigara tiryakileri için de durum aynı. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla çok daraltıyor.
09.00 Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saat. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zaman. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülüyor, vücut röntgen ışınlarına karşı daha dirençli oluyor.
10.00 Organizmanın kendine gelme, 'ben burdayım' deme saati. Fazla enerjik, vücut en yükes ısı seviyesinde. Verimliliğimiz de öyle. 'Kısa süre belleği' iyi durumda. Bir önemli ayrıntı: 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlanıyor.
HAZIR CEVAPLIK SAAT
11.00 Vücudun tam formunda olduğu, verimli olmaya programlı bir saat. Kalp ve dolaşım o kadar zinde ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Hazır cevaplık tavan yapar, özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir şekilde, zorlanmadan çözülür.
12.00 Dinlenme saati. Dikkat azalıyor ve insanı uyku basıyor. Midedeki asit miktarı fazlalaşıp, beyindeki kan akımı azalıyor. Zira kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılıyor.
Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanıyor.
13.00 Vücut formdan düşüyor. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısına iniyor. Bütün organlar en alt düzeyde çalışıyor, sadece safra öğle yemeğini hazmetme faaliyeti gösteriyor.
14.00 Bitkin oluruz. Çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düşüyor. Diş doktorundan korkanlar için en uygun randevu saati. Çünkü bu saatte acı az hissediliyor. Lokal anestezi uzun süre devam ediyor (30 dk.).
HOŞ GELDİN ENERJİ
15.00 Enerji geri geliyor, bellek tam formunda. İkinci verimlilik dönemi başlıyor ama sabahkinden az.
16.00 Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumda.
17.00 Organların faaliyeti üst düzeye çıkıyor. Kuvvet artıyor, oksijen harcanıyor, böbrekler ve mesane çok çalışıyor. Tırnaklar ve saçın en çabuk uzadığı zaman. Midedeki asit miktarı fazlalaşıyor. 17.00 'ye doğru mide kanaması geçirme riski artıyor.
18.00 Akşam yemeği için ideal saat. Pankreas bu saatte özellikle aktif.
19.00 Kan basıncı ve nabız tembelleşiyor. Bu nedenle kan basıncı düşüren ilaçlara dikkat, tehlikeli olabiliyorlar. Antidepresanların tesiri de bu saatte daha fazla.
20.00 Karaciğerdeki yağ düzeyi düşüyor ve kirli kan kalbe her zamankinden daha fazla akıyor. Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçlarını bu saatte almalı. Etkisi hemen görülüyorr. Antibiyotikler de az dozda alınsa bile etkileri en üst düzeyde oluyor.
YEMEĞİ KESİYORUZ
21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona eriyor. Gelen herşey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalıyor ve bu çok tehlikeli. Kalan yemekler bağırsak sahasındaki mukozaya hücum ediyor.
22.00 Vücudun polisi akyuvarlar aktif hale geliyor. Sigara içenler dikkat! Bu saatten sonra vücut nikotin gibi zehirleri çok zor atıyor.
23.00 Organizma gün boyunca aktif faaliyet gösteren stres hormonunun salgılamasını durduruyor. Sakinleşip, rahatlıyoruz.
TATLI RÜYALAR
24.00 Uyurken deri hücreleri durmadan çalışıyor, gündüz olduğundan daha sık bölünüyor. İlk rüya safhası, yarım saat içinde rüya görmeye başlıyoruz.
01.00 Verim en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapabiliyor, dikkat azalıyor, çünkü vücut kendini uyumaya programlıyor.
02.00 Araba kullananlar dikkat: Görme zayıflıyor, tepkiler yavaşlıyor, kazalar bu saatte çok oluyor.
03.00 Bedenin de ruhun da en karanlık safhası. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapıyor. İntihar edenlerin sayısı fazlalaşıyor.
04.00 Stres hormonundan enerji kazanıyoruz. Enfarktüs krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında çok oluyor; çünkü kan basıncı oldukça yükselip, damarlar geriliyor. Doğum yapma olasılığının en yüksek saati.
05.00 Stres hormonu bizi faaliyete geçiriyor ve gündüz değerinin tam 6 katına çıkıyor. Vücudumuz harekete geçiyor kaybolan enerji yeniden geri geliyor. Gelsin, yeni bir gün başlıyor.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/11/2009 - Anne ve Babalara 13 ÖĞÜT....

Kategori: hayata dair
İngiltere’nin Londra şehrindeki “Guy’s Hospital” hastanesinde çocuk psikiyatrisi servisinde yatmakta olan Kevin Hickey (15) adlı bir çocuk doktorlara göre anne ve babasının kendisini eğitememeleri sonucu bunalım geçirerek hastaneye düşmüştü. Yapılan zeka ve kültür testleri Kevin’in aslında son derece aklı başında bir çocuk olduğunu ortaya koyuyordu. Kevin bir gün hasta yatağında kağıdı kalemi eline aldı, kendi durumunu anne ve babasını düşünerek anne ve babalara hitaben 13 altın öğüt yazdı. Küçük Kevin’in yazdığı bu öğütler şimdi İngiltere’de doktorların bir numaralı rehberi…
1- Beni şımartmayın. Her istediğim şeyi elde edemeyeceğimi biliyorum, Sadece sizi deniyorum.
2- Bana tatlı-sert davranmaktan çekinmeyin. Bunu tercih ederim benim daha güvenli hissetmemi sağlar.
3- Benim kötü huylar edinmemi engelleyin. Bunların erkenden ortaya çıkarılmasında ve önlenmesinde size güveniyorum.
4- Benim yanlışlarımı başkalarının önünde söylemeyin. Benimle yalnız konuşursanız söylediklerinizi daha iyi anlarım.
5- Sizden nefret ettiğimi söylediğimde üzülmeyin. Aslında sizden değil beni engelleme gücünüzden nefret ediyorum.
6- Herhangi bir şeyin sonucunda beni kurtarmayın. Bazen acı veren bu yolla öğrenirim.
7- Benim küçük hastalıklarımı büyütmeyin. Bunları yenecek güçteyim.
8- Düşüncesizce yerine getiremeyeceğiniz şeyleri yapacağınıza söz vermeyin. Bu sözler yerine getirilmediğinde çok kırıldığımı unutmayın.
9- Kendimi istediğim kadar iyi anlatamadığımı unutmayın. Bunun için ara sıra yanlışlarım çıkar.
10- Dürüstlüğümü fazla zorlamayın. Kolayca korkup yalan söyleyebilirim.
11- Tutarsız olmayın. Benim kafamı iyice karıştırır ve size olan güvenimi sarsar.
12- Benden özür dilemeyecek kadar gururlu olmayın. Bazen içten bir özür beni size çok yakınlaştırabilir.
13- Unutmayın ki büyümek için sizin çok ve anlayışlı sevginize muhtacım, ama bunu size söylemem gerekmez değil mi?
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/11/2009 - Türkler tarafından icat edilmesi beklenenler:)))))))))

Kategori: eglence
Bitmeyen piknik tüpü.
Sigara cepli çorap.
Topuğu basık ayakkabı.
Köpüklü su musluğu + şampuan konulan
Elektrik sayacı durduracağı.
Bujibaşı törpüsü.
Malzemeden çalındığı halde yıkılmayan bina.
Döner pişiren mikrodalga.
Laf atan korna.
Elektrikli kulak karıştırma makinası.
Minibüs arkasından para uzatmak için şöförün yanına kadar uzanan demir çubuklu tesisat.
Yolda yürürken bir yerlerin kaşındığını algılayan ve otomatik olarak kaşımaya başliyan alet.
Güdümlü anne terliği.
Sıcak su ısıtmalı maşrapa.
Kurban kesme makinesi.
Gerektiğinde kırmızı yanabilen yatak odası abajuru.
Körüklü dolmuş kapısı böylece minibüsçüler daha fazla yolcu alabilirler.
Basamakta durana çarpmıyan otomatik kapı.
Deriye yapışan, suda kaymayı sağlayan deve güreşi mayosu.
Pembe dizi saatlerini dijital ekranında scroll eden bulaşık makinaları, buzdolapları.
Otobüste yan koltukta oturan kişinin gazetesini rahat bir şekilde okuma imkanı veren zoomlu gözlük.
Namaz vaktini hatırlatan müslüman guguk kuşlu saat.
Spor tutkunları için tribünlere yeni bir ses, taze bir soluk getiren küfür eden korna (korna başlığı değiştirilmek suretiyle istenen küfür seçilebilir).
Otomobil severler için meme yapmayan platin.
Düğmesine basıldığında “dü-lüü” sesi veren fake-akbil.
Dolma sarma makinesi (ki yapildi gururla satiliyor).
Kopüklü Türk kahvesi yapma makinesi (o da yapıldı).
Tavana değiştirilebilir duvar kağıdı, böylece atılan çiğ köfte yapıştığında tavanda iz bırakmayacaktır.
Enseye monte edilen otomatik burun karıştırma makinası.
Ağza takılan ve dişlerle şişe kapağı açmayı kolaylaştıracak açacak.
Bir ortamda bulunan kişilerle tanışmayı sağlayacak herhangi bir cihaz, gerçi bunu sağlayan bir alet icat etmişiz yakın zamanda. (bkz: turk genci tanışmak ister)
Halk tipi kaza hasar tespit cihazı. Arabaların üzerinde bulunan bir sensöra tutulur, arabalarda kaza sonrası ne kadar hasar olduğunu bildirir.
Şarjı hiç bitmeyen cep telefonu
Ben türküm abi diyen robot (bkz: i robot).
Polis kontrolünden önce kendiliğinden takılan emniyet kemeri.
Kahvelerde el altından kiralanacak okey ışınlama makinesi.
Radara yakalanmayı önleyen, ayrıca porno film de oynatabilen çok işlevli cd.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2009 - DEĞERLİ TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ

Kategori: Saglik

DEĞERLİ TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ

Akik (Agate / Achat)

Muhtelif renkli ince ve yuvarlak halkalardan oluşan bir kalsedon türü. Tabakalarının dizilişine göre özel isimler alır.

Sertlik derecesi: 7
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: Toprak
Çakra: Alt karın, Güneş sinirağı


Akik'in fiziksel etkileri

o        Güçlü ve erkeksi bir enerjiye sahip olan akik, cinsel organlar ve cinsel güç için faydalıdır.

o        Bedenin gerginlik olan kısımlarına sıcaklık hissi verir ve gerginliği azaltır.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Canlılık veren enerjisiyle, kendinizi sıkıntılı ve kötü hissettiğiniz anlarda olayların iyi yönünü de görmenizi sağlar. İnsanların olumsuzluklarından kolayca etkileniyorsanız akik size iyi gelecektir.
  • Kendisini taşıyan kişiye güç, keyif ve iyimserlik hissi verir. Ceplerinde bu taşı taşıyan çocukları olumsuz duygulardan ve münakaşalardan uzak tutar.
  • Dünyevi başarıyı simgeleyen akik, negatif enerjiye karşı koruma sağlar ve tükenmiş olan cesareti canlandırır. İşadamlarının bu taşı, özellikle belin altında (cepte veya yüzük olarak olabilir) taşımaları faydalı olacaktır. Özellikle yüzük olarak kullanıldığında, kişinin kendisine güvenini artırır.
  • Kırmızımsı turuncu renkteki akikler (Carnelian) fiziksel canlılığı artırarak tembelliği giderir. Yaşanılan ana yoğunlaşma isteğini güçlendirir.
  • Mavi renkli olan akikler nazara karşı etkilidir. Ayrıca; sadece rengiyle bile kişinin içini ferahlatan mavi akik, konuşma güçlüğü çekenler için faydalıdır.
  • Mavi dantelli akik taşı; sosyal ortamlarda gereksinim duyulan serinkanlılık ve özgüven duygularını güçlendirir. Konuya yoğunlaşmaya ve konuşmaya yardımcı olur. Sinir bozukluklarını yatıştırır ve topluluk önünde yapılacak konuşmalarda duyulan heyecanı giderir.
  • Yosun akik, insanın içini koşulsuz sevgi ile doldurur ve kişinin ruhsal gelişimine yardımcı olur.

 

Akuamarin (Aquamarine / Aquamarin)


Zümrüt gibi, beril grubunun üyesidir. Deniz suyu (yeşilimsi), mavi ve sarımsı renklerde bulunur. Şeffaftır.

   
Sertlik derecesi: 7,5 - 8
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: Su
Çakra: Boğaz, Kalp

Akuamarin'in fiziksel etkileri

o        Solunum yolları rahatsızlıklarına, astım ve tirotid bezi rahatsızlıklarına iyi gelir.

 

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Bereket ve uğur taşıdır.
  • Cesaretinizin kırıldığı, emeklerinizin boşa gittiğini hissettiğiniz anlarda, akuamarin sizi yüreklendirir ve güveninizi tazeler.
  • Beden ve zihin ilişkisini güçlendirerek, sezgileri kuvvetlendirir.
  • Kendisini taşıyan kişileri negatif enerjilere karşı korur.

 

Ametist (Amethyst)

Menekşe ya da mor renkli olan kuvars kristali. Mor yakut ya da mor necef de denir.

Sertlik derecesi: -
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: Hava
Çakra: Taç, Timüs bezi, Üçüncü göz

 

Ametist'in fiziksel etkileri

o        Göz hastalıklarına, alerjiye, baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.

o        Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı; bedendeki fazla elektrik yükünü toplayarak beyin gücünü yükseltir.

 

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Bulunduğu çevredeki olumsuz enerjileri temizleyip dönüştürür. Sadece odanın herhangi bir yerinde durması bile olumsuz enerjileri toplayıp pozitif enerjiye dönüştürmesi için yeterlidir.
  • Kişiyi rahatsız eden takınaklı düşünceleri uzaklaştırıcı ve yatıştırıcı bir etkiye sahiptir. Koyu mor ya da çok açık renkli olan ametistler en güçlü enerjiye sahip olan ametistlerdir.
  • Uykusuzluk çekenlere iyi gelir. Eğer uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız; ametisti yatmadan önce bir süre elinizde tutun ve sonra yastığınızın altına koyarak yatın. Sorununuzun nasıl düzeldiğini göreceksiniz.
  • Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu insan üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır. Sürekli üzerinizde taşıyabileceğiniz bir taştır. Yaydığı enerji her zaman size fayda sağlar ve olumsuzluklardan korur. Özellikle düşman tavırlı insanların arasında bulunacağınız zamanlarda bu taşı üzerinizde bulundurmaya gayret edin. Böylece sadece pozitif enerji alacağınızdan emin olabilirsiniz.
  • Enerjisinin odaklandığı kişide uyum ve denge oluşturur. Yaydığı enerji doğrudan sinir sistemini etkiler. Ancak ciddi bir kişilik bozukluğuna sahip insanlar bu enerjiyle uyuşamayarak, onu rahatsız edici bulabilir.
  • Pembe kuvars ile birlikte kullanıldığında aklı güçlendirir ve kalbi korur.

 

Aytaşı (Moonstone / Mondstein)

Yarı şeffaf, grimsi ya da süt beyaz renklerdedir. Işık kaynağına karşı tutulduğunda mavi-beyaz pırıltılar yayar.

Sertlik derecesi: 6 - 6,5
Kim. yapısı: NaCa(Al, Si)AlSi2O8
Özgül ağırlığı: 2,64 - 2,68
Unsuru: Su
Çakra: Üçüncü göz, Güneş sinirağı


Aytaşı'nın fiziksel etkileri

o        Kramplara, bacak ağrılarına ve sırt ağrılarına iyi gelir.

o        Oburluğa karşı faydalıdır.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Aytaşı, kişinin duygusal gerilimden kurtulmasına ve duygularını kabullenmesine yardımcı olur.
  • Aşırı tepki verdiğiniz ve endişeli olduğunuz durumlarda aytaşı sizi dengeler ve diğer insanların hislerine karşı duyarlı olmanızı sağlar.
  • İnsanlarla aranızdaki şefkat ve sempati duygularını karşılıklı olarak artırır ve kendisini taşıyan kişiye sempati kazandırır.
  • Duygusal dengeyi sağlar ve egoya karşı iyi gelir.
  • Sezgileri ve iletişimi kuvvetlendirir.
  • Yıldızı düşük olanların taşıdır. Nazara karşı etkilidir.
  • Sevgililerin daha ihtiraslı olmasını sağlar.

 

Azurit (Azuralite)

Çoğunlukla malahitle birlikte bakır yataklarında bulunur. Farklı yapılardan oluşabilir.

Sertlik derecesi: 3,5 - 4
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: 3,8
Unsuru: Su, Toprak
Çakra: Üçüncü göz

Azurit'in fiziksel etkileri

o        Uzun süreli araba ya da bilgisayar kullanımı nedeniyle ortaya çıkan göz yorulmalarına karşı faydalıdır. Sırt üstü yatarak gözlerinizin üzerine iki azurit taşı yerleştirin. Yarım saat içerisinde etkisini gösterecektir.

o        Yine iki adet azurit taşıyla, adet dönemi sancılarınızı ya da yumurtalık sancılarını azaltabilirsiniz. Bunun için, taşları yumurtalıklarınızın üzerine yerleştirin.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • İçe yönelik derin enerjisiyle, geçmişi değerlendirmenize ve bilinçaltınızı yeniden programlamanıza yardım eder.
  • Duyguların ve düşüncelerin rahatça ifade edilebilmesini sağlar. Kişinin, iç dünyasını hissedip, onu dışa vurma yeteneğini artırır. Derin konular üzerine konuşma yeteneğini ve bu konudaki arzuyu artırır.
  • Düşüncelerin berraklaşmasını sağlar.
  • Malahit ile birlikte kullanıldığında, içe gömülen duyguların ortaya çıkmasına sebep olur ve kişinin hissettiklerini açıklamasına yardım eder.
  • Kolye, kolye ucu ya da küpe olarak kullanılması durumunda, kişinin ruhsal olarak uyanık kalmasını sağlar.
  • Kişinin duygularını kabullenmesini ve konuşkan olmasını sağlar.

 

Florit (Fluorit / Flubpat)

Şeffaf ve yarı-şeffaf hallerde bulunabilir. Sarı, kırmızı, yeşil, pembe, mavi, menekşe, mor ve beyaz renklerde olabilir.

Sertlik derecesi: 4
Kim. yapısı: CaF2
Özgül ağırlığı: 3,1
Unsuru: Hava
Çakra: Kök, Üçüncü göz, Taç

Florit'in fiziksel etkileri

o        ...

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Kişinin anıların tutsaklığından kurtulmasını sağlar ve duyulan boşluk hissini yatıştırır. Düzensiz ve dağınık hissedilen anlarda denge ve dinginlik verir.
  • Enerjisi, yatıştırıcı ve huzur vericidir. Şeffaf florit diğer taşlarla birlikte kullanılabilir ancak, mor florit diğer taşlarla birlikte kullanıldığında etkileri zayıflar.
  • Düşünceleriniz belirsiz ve karmaşık olduğunda floritinizi elinize alın. Düşüncenizin keskinleştiğini göreceksiniz. Aynı şekilde, zihniniz yorulduğunda da bu taşı kullanabilirsiniz.
  • Duygusal bakımdan mutsuz olduğunuz ve sizi rahatsız eden mantıksız düşüncelere kapıldığınızda florit size destek olacaktır.
  • Kişinin zihninin ruhuyla uyum içinde olmasını sağlar ve ilginç projelerini hayata geçirebilmesine yardım eder.
  • Yapmaktan çekinilen ve yetersiz kalındığı düşünülen işlerde, enerjisiyle kişiye destek olur.

 

Hematit (Hematite / Haematit)

Bir çeşit demir minerali.

Sertlik derecesi: 5 - 6
Kim. yapısı: Fe2O3, Demiroksit
Özgül ağırlığı: 5,3
Unsuru: -
Çakra: -

 

Hematit'in fiziksel etkileri

o        Kan dolaşımı üzerinde pozitif etkisi vardır.

o        Mafsal romatizmalarına karşı faydalıdır.

o        Dalağın düzgün çalışmasını sağlar.

o        Bel soğukluğuna karşı etkilidir.

o        Saçların daha gür çıkmasını sağlar.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Stresi azaltır, enerji ve canlılık verir.
  • Karar verme güçlüğü çeken kişilere iyi gelir.

 

Jasper (Jasper / Jaspis)

Sarı, kırmızı, yeşil, beyazımsı, gri ve kahverengi renklerde olabilir. Genelde volkanik kütleler içinde bulunur.

Sertlik derecesi: -
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: -
Çakra: -

Jasper'in fiziksel etkileri

o        Karaciğer, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir.

o        Güçlü ve tedavi edici özelliklere sahiptir. Sindirim sistemini ve safra kesesini güçlendirir. Endokrin sisteminde dengeyi sağlar.

o        Kişinin kendisini sağlıklı ve güçlü hissetmesini sağlar ve fiziksel direncini artırır.

o        Erkeklerde, erkeklik özelliklerini arttırır.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Sevgi, inanç ve kararlılık simgesidir.

 

Kantaşı (Bloodstone / Blutstein)

Tabiatta ender olarak bulunan bir çeşit hematit.

Sertlik derecesi: 5 - 6
Kim. yapısı: Fe2O3, Demiroksit
Özgül ağırlığı: 5,3
Unsuru: -
Çakra: -

Kantaşı'nın fiziksel etkileri

o        Hafızayı güçlendirir.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Kişinin sıkıntılarını sabırla atlatmasına sebep olur. Hiç bitmeyeceği düşünülen sıkıntılı dönemlerde, ve umutsuzluğa kapılınan anlarda kişiye dayanma gücü verir. Mücadele fırsatlarının fark edilmesini sağlar.
  • İnsanı zayıflık ve cesaretsizlik duygularından kurtarır.
  • Kendisini taşıyan kişinin kendisiyle ilgili duyduğu kuşkularını yok etmesine yardım eder. Engellenme duygusundan kurtarır.
  • Anlayışı ve hafızayı kuvvetlendirir. Zihni karmaşık düşüncelerden temizler.
  • Duygusal ve zihinsel engelleri ortadan kaldırır.
  • Para getiren bir taş olduğu söylenmektedir.

 

Kaplangözü (Tiger's Eye / Tigerauge)

Bir çeşit kuvars kristali. Parlatıldığında ipeksi bir görünüm kazanır. Yanardönerlik özelliğine sahiptir.

Sertlik derecesi: 7
Unsuru: Toprak ve ateş
Çakra: Kök, Güneş sinirağı, Alt karın

Kaplangözü'nün fiziksel etkileri

o        Kabuslar gören çocuklar için faydalıdır.

o        Astım hastaları için faydaları vardır.

o        Sindirim sistemi bozuklukları, dalak ve pankreas için faydalı etkileri vardır.


Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Cesareti artırır ve hayatınızın bir amaçtan yoksun olduğunu düşündüğünüz anlarda size amacınızı hatırlatır.
  • İnsanların iyi taraflarını görmenizi sağlayarak hayat yolunda mutlulukla ilerlemenizi sağlar.
  • Güç ve cesaret taşı olan kaplangözü; dayanıklılığınızı artırır ve engellere rağmen ilerleme isteği verir.
  • Pürüzsüz yüzeyini okşayarak dertlerinizi ve endişelerinizi hafifletebilirsiniz.
  • Duygulara hitap eden bir taş olduğundan dolayı sevgililer arasında rağbet gören bir hediyedir. Eğer birisiyle ilişkiniz varsa kaplangözü; ilişkide bulunduğunuz insanla aranızda telepatik bir bağ kurmanızı sağlayabilir. Yüzük ya da kolye olarak kullanabilir, ya da cebinizde taşıyabilirsiniz.
  • Kendisini taşıyan kişilerin diğerlerine karşı daha az bağımlı olmasını sağlar.
  • Sonraki Sayfa
>

Hakkımda

bağlama yapımı
MSN Messenger :
tekelisazevi@hotmail.com

İlgili aramalar: tv - tekelisazevi -  tekeli -  saz -  baglama
tekelisazevi türküler

ARKADAŞLARIM