tekelisazevi - Blogcu



Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle
Google

tekelisazevi

1/2/2010 - Pozitif enerji

Kategori: Saglik

Politika’da neler neler dusunup
Neler neler yarattigimizin simdi farkinda miyiz???
Nasil olmasini istedigimizi degil…
Neler olacagi resimleriyle- kafamizin icinde dolasiyoruz..
Ve oylede oluyor…
Bol sanslar..
Civil civil cocuklar-sarkilar-danslar
Rengarenk sevgi dolu insanlar
Hayal edebiliyormusunuz…
Demekki ????!!!
Cunki hayal ettiklerimiz ortada….
...

 
* Enerjinizi kullanmayı öğrenin*

Beyin öyle bir güçtür ki..

Kafadan geçen her düşüncenin bir talep olduğuna inanıyorum...

iyi şey ister güzel şeyler düşünürseniz cevabı aynen öyle gelir ,

Ama hep korku ve kuşkuyla yaşarsanız aynen bunları da çağırırsınız.

Trafik kazasından korkan insanlar hep kazaya uğrarlar. Eğer siz korkuyla yola çıkar ve hep bunu beyninizde kurgulayıp etrafa negatif enerji yayarsanız mutlaka şoföre kaza yaptırırsınız ama arabayı siz kullanıyorsanız ve böyle korkularınız varsa eğer sakın araba kullanmayın...

Çocuğuna aşırı korumalı ana ve babalarının çocuklarına hep bir şeyler olur yani biri bir taş atsa bile gelir sizin çocuğunuzun kafasını bulur o zaman siz şunu düşünürsünüz "onu kollayıp korumasam hep başına olumsuz şeyler geliyor.Neden acaba ? Bu tıpkı (yumurtamı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu)'yu andırmıyor mu?

Öyle mutsuz bir toplum olduk ki birbirimize günaydın diyemiyoruz, bir araya geldiğimizde hep olumsuz olaylar konuşuyoruz, biri bize nasılsın dese iyiyim demeye korkar olduk, işler nasıl deseler, derhal şikayet etmeye ve her şeyin kötü ve daha da kötüye gittiğini söylüyoruz, hastalıklarımızdan ve ölümlerden bahsediyoruz yani dostlarla da sohbetin güzelliği , keyfi kalmadı.
Hep para olmadığından yakınıyoruz sanki bunu soran bizden para isteyecekmiş gibi. Aynen devam edin, neyi YOK diyorsanız, onu YOK etmeye devam edin,  sürekli şikayet edip etrafa olumsuz ve zavallı görünerek her şeyin
bereketini kaçırın, ayrıcada bu kadar mızırdanma sonunda dostlarınızı da kaçırdığınızı fark edeceksiniz.
Sürekli param yok diyen insanlar paralarının bereketini öyle kaçırırlar ki bir gün gelir birde bakarlar gerçekten paraları bitmiş ama bu bitiş ani çıkan hesapta olmayan mecburi harcamalarda olabilir, sağlığa harcanması gereken miktarlar da olabilir.

Hep hastayım diyen insanlar mutlaka hasta olurlar beyin şartlanmaya görsün hangi hastalıktan korkup, çağırıyorsanız size onu getirir.

Allah zaten verilen nimetlere şükretmesini bilmeyen kullarından bu nimetleri bir müddet sonra almaya başlar.
Çevrenize bakın örneklerni çok göreceksiniz.

Gelin bundan sonra Nasılsın diyenlere
ÇOK İYİYİM ÇOK ŞÜKÜR demekle işe başlayın.

Öyle bir toplum olduk ki karşımızdakini yargılamaktan sevmeye zaman bulamıyoruz.

Oysa her yaşta sevgiye ihtiyacımız var. Sevgi sunulmazsa sevgi değildir.
Neyi severseniz sevin ama içinizde yoğun sevgi duyguları olsun. Birisine sevginizi söylediğinizde hareketlerle bunu pekiştirdiğinizde ona öyle güzel bir enerji yollarsınız ki, onun mutluluğunun enerji şeklinde size geri dönüşünden
aldığınız pozitifi başka hiçbir şeyde bulamazsınız.

Yeni bebeği olmuş bir anne eğer sıkıntıları varsa veya olumsuz bir kişiliğe sahipse lütfen en olumlu olduğunda bebeğini kucağına alıp onu çıplak tenine deydirsin. Eğer bebeklerinizin huzurlu ve sağlıklı bir bebek olmasını
istiyorsanız onu sakin kavgasız gürültüsüz ve pozitif birortamda büyütmeye çalışın,  Kızgınken, sinirliyken kucağınıza almamaya çalışın ve ona sınırsız sevginizi gösterin. Öpün koklayın ve bilin ki bu günler çok çabuk geçecek ve
bilin ki çok çabuk büyüyorlar. 
Bazı anne ve babalar çocuklarını çok sevdikleri halde bunu ifade edemez ve gösteremezler.
Neden ? 
Ne zaman göstereceksiniz? Tanrı'nın verdiği bu armağana sevgiyi en güzel şekilde göstermemiz bir şükür ve teşekkür değil mi ?

Beyin öyle bir güçtür ki , 
insan beyin gücünü kullanarak isterse kendini felç de edebilir, öldürebilir de, kanserini de yenebilir. Yeter ki beynini şartlandırabilsin. Beynimizde yaklaşık 13 milyar civarında sinir hücresi
vardır. Her bir hücre yaklaşık 7.3 kilo voltluk enerji açığa çıkarır.
Pratikte mümkün değil ama teorikte beyindeki tüm sinir hücrelerinin aynı anda enerjilerini saldığını varsayalım, yaklaşık 350 milyon kilo voltluk bir enerji açığa çıkar ki bu da büyük bir metropolün tüm elektrik ihtiyacını
karşılayacak güce sahiptir. Size tıp kitaplarına girmiş bir olayı anlatmak istiyorum,

"Et taşımaya yarayan soğutuculu bir tren, temizlenmek için bir istasyonda duruyor. İşçiler vagonları temizlemeye başlıyorlar, işçinin biri bir vagonu temizlerken diğer işçi o vagonu boş sanıp kapısını dışardan kilitliyor.
Biraz sonra tren hareket ediyor, ve bir durak sonra et almak üzere bir istasyonda duruyor. Kapalı kalan işçinin vagon kapısı açıldığında işçinin
donarak öldüğü görülüyor. Fakat bir bakıyorlar ki, vagonun ısısı normal ısıda yani dondurucuya geçirilmemiş. Ama kapalı kalan işçi bunu bilmediği, donarak öleceğini sandığı için beyin aynen donmanın şartlarını hazırlayarak,
donmanın tüm belirtilerek göstererek vücudunu buna uyduruyor."..

Yani beyninizi olumlu şeylere kanalize edin .Bazı insanlar vardır, hep konuşurken daha yaşasam 1-2 sene daha yaşarım diye konuşup sık sık bunu
tekrar ederler ve kendilerine adeta bir ölüm zamanı belirlerler. Ben bu laftan çok korkarım ,eğer bunu inanarak söylerlerse beyinlerini öyle bir şartlarlar ki , öyle bir kurgularlar ki gerçekten dedikleri zamanda ölürler.
Bu yüzden kaç yaşında olursanız olun hep bir hedefiniz ve hayalleriniz olsun ki uzun yaşayabilesiniz. İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış. Ne doğru bir laf değil mi?

Dün bitti. Dünün tekrarı yok aynı rüyalar gibi.
Yarın, hiç bilmiyoruz, iyi şeylerde olabilir kötü de .

Bilmediğim bir geleceği düşünerek de bu anımı zehir edemem.

Siz de böyle yapın ve hayatınızı birbirine karıştırmamak kaydıyla 3'e bölün.

Dün, bugün,yarın diye...
Biz ani stresleri çok severiz.

Çünki ani streste vücutta Adrenokortikotrop hormon (ACTH) artar ve hafıza, algılama, enerji süper olur.

Yani bu hormon strese karşı vücudun bir sigortasıdır.

Ama siz bu stresi kısır döngüye çevirirseniz yani sürekli beyninizde kurarsanız, hep bunu düşünürseniz, gelen olumlu şeylerin hepsi geri gider.

Yani unutkanlıklar, enerji kayıpları, isteksizlikler, migren, mide-bağırsak şikayetleri, uykusuzluklar, beyin tümörler, tansiyon iniş-çıkışları, vücudun muhtelif yerlerinde uyuşmalar, mutsuzluk, hatta depresyon ,kalple ilgili
şikayetler ve kansere zemin hazırlamış olursunuz.

Bunları kendinize niye reva göreceksiniz ki ?

Akıllı, kontrollü ve olumlu olmak yeterli.

Eğer büyük bir strese girdiyseniz kendinize hobiler bulun, yani kafanızı dağıtın.

Başka işlere kanalize olun ki stres yaratan faktörün etkisi az alsın veya sevdiğiniz, sizi mutlu eden şeylerle uğraşın.

Bunları da yapamıyorsanız dua edin, duaların insanlarda yarattıkları mistik etki onların pozitiflenmesini sağlar.

Ben evde sokakta bile hep iyilik diler ve hayır için dua ederim...

Saygılarımla,   
*Prof. Yıldız Batırbaygil *

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/1/2010 - İnsan anatomisi :))

Kategori: eglence

Yemegi agzinizdan midenize tasimasi 7 saniye alir.

Bir sac teli 3 kg(6.6 lb) kaldirabilir.

Ortalama erkek organi bas parmagin 2 kati uzunlugundadir..

Insanin kalca kemikleri betondan daha gucludur (saglamdir).

Kadinlarin kalbi erkeklerden daha hizli atar.

Her bir ayaginizda 1 trilyon bakteri bulunmaktadir.

Kadinlar erkeklere nazaran iki kat fazla goz kirparlar.

Ortalama insanin derisi beyninden iki kat daha agirdir.

Vucudunuz ayaktayken denge saglamak icin 300 kas kullanir.

Tukurugunuzun cozmedigi birseyin tadini alamazsiniz.

Bayanlar bunu okumayi bitirmistir.

Erkekler ise hala basparmaklarini kontrol etmekle mesguller.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/1/2010 - Hermann Hesse

Kategori: hayata dair

İnanç da Sevgi de Aklın Yolunu İzlemez
"Doğada normal insan kadar kötü, vahşi ve zalim bir başka yaratık yoktur."

"Para ve güç, güvensizliğin ürünleridir."

"Hiç kimse kendi içinde yaşamadıkça başkalarının ruhlarındaki kıpırtıyı anlayamaz."

"Belki insanın yaşantı açlığından sonraki en büyük açlığı, unutma açlığıdır."

"Bana göre insan başkalarına değil, kendi kendisine karşı hoşgörüsüz olmalıdır."

"Gerçek erdemler, her zaman rahatsız eder insanları, başkalarında kin ve nefret uyandırır."

"Yalnızlık, yazgının insanı kendi kendisine ulaştırmak için başvurduğu yoldur."

"Günümüzün hayli özgürleşmiş insanı da, paranın ve makinenin özgür bir istemden yoksun kölesidir."

"Bir insanda onu başkalarından ayıran özellikleri saptamak, onu tanımak demektir."

"Kitapların ölümsüz dünyasını kendine az buçuk yurt edinmiş biri çok geçmeden onların yalnız içeriğini değil, kendileriyle arasında yeni bir ilişkinin kurulduğunu görecektir."

"Can sıkıntısı diye bir şey bilmez doğa. Can sıkıntısı kentli insanın bir marifetidir."

"Bir kitap okumak, iyi bir okuyucu için tanımadığı birinin doğasını, karakterini, görüş ve düşünce tarzını bilip öğrenmek, onu anlamaya çalışmak, hatta belki onu kendine dost edinmektir."

"İnsan yüzlerce zardan oluşan bir soğana, bir sürü iplikten örülmüş bir kumaşa benzer."

"Doğada on bin renk vardır. Bizler bu renk skalasındaki on bini yirmiye indirgemeyi kafamıza koymuş bulunuyoruz."

"Sevginin işi yoğunlaştırmalarla imgelerdir. Ama siz imgeleri atıp yerine kavramları getirmek istiyorsunuz."

"Sanatta güncelliğin değil, zamansızlığın sözü geçer."

"Kolektif düşünceler ve vaazlar varsa da, kolektif bir yapıt yoktur."

"Sıradan vatandaş, hayalperesti kaçığa benzetmekten hoşlanır. Sıradan vatandaş kendisiyle ruhu arasına bir bekçi dikmiştir; bilinçtir bu bekçi, ahlaktır, bir güvenlik makamıdır."

"Bütün yüce mizah, insanın kendini ciddiye almaktan vazgeçmesiyle başlar."

"Ancak içinden kovulduğumuz zaman cennet cennet olduğunun bilinmesine izin verir."

"Mutluluk sevgidir, sevebilen mutludur."

"İnsanların büyük çoğunluğu kendi kendilerini kaybetmek için sever."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/1/2010 - BİLGİ VE PARA

Kategori: hayata dair

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/1/2010 - ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN'DAN..

Kategori: siir tadinda

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN'DAN..
üstat demiş ki...

Dünyada en tatlı şey: 
Kadın bir, meyve iki. 
İkisi birbirine             
Öylesine benzer ki...  

Kadın var can eriği    
Kah tatlı, kah buruk.  
Kadın var üzüm gibi, 
Yenir olsa da koruk !
                                      
Kadın var vişne gibi, 
Reçel yap tabak tabak
Kadın var karpuz gibi
Yandın çıkarsa kabak

Kadın var kestanedir,
Kış mevsimine sakla  
Kadın var kavun gibi,
Aman alırken kokla ! 

                                      
Kadın var , incir gibi
Kuru yenir, yaş yenir.
Kadın var muz gibi,
Soya soya yenilir.
 
Kısaca her kadının
Benzeri bir meyvedir.
Ama nikah masasında
Evet ! diyen erkeğin
Yediği hep ayvadır....

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/12/2009 - İşte yeni yıl.

Kategori: onemli gunler

Sahip olduklarımızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamımızın yoğrulmasıdır. Gelecek yıllar varlığımızı zenginleştirecek. Yeni yıl ilk adım.. Nice yıllar, mutlu yıllar..

Tekelisazevi:)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/12/2009 - Doğadaki viagralar...

Kategori: Saglik


Rezene:
Bilinen en eski afrodizyaklardan olan rezeneden hergün bir parça tüketilmesi cinsel gücü artırır. Rezenenin tohumundan çay da yapılır.

 

Bitki Çayları: Vücuttaki sıvıların akışını hızlandıran bitki çayları içilince, kan dolaşımı hızlanır tutkularda ve heyecanlarda artış olur. Enerji seviyesini de yükselten bitki çayları seks yaşamını canlandırır.

Limon: Yemeklerde kullanılan limon tuzu ve limon suyu, seks gücünün artmasında olumlu etki yapmaktadır…

TANE KARANFİL: En güçlü doğal afrodizyaklardan birisi olan karanfil tanesi, yorgunluğa karşı da iyi gelmektedir.

HAŞHAŞ TOHUMU: En önemli cinsel performans artırıcılardandır.

MELEKOTU: 18. Yüzyılda kadınların cinsel isteksizliğini iyileştirmek için kullanılan melekotunun kökü, her zaman için kalp zayıflıklarını önleyici bir etkiye sahiptir.

MİNE ÇİÇEĞİ: Mine çiçeğinin kıyılmış uçlarının, kaynatılması veya şarabın içine batırılması afrodizyak etkilere sahiptir.

POLEN: Son yıllarda afrodizyak olarak kullanılan polenin yapısında, belli ölçüde testosteron ve diğer cinsiyet hormonları bulunur.
YOHOMBİN Afrikadan bütün dünyaya yayılan yohombin bitkisi halk arasında kadınlarda cinsel soğukluğun giderilmesi için, erkeklerde ise cinsel performansı artırmak amacı ile kullanılır. Meyan kökü ile karıştırılan yohimbe böbrek ve idrar yollarını rahatlatmaktadır.

KİŞNİŞ: Özellikle kadınlara keyif veren kurutulmuş kişniş tanesinin, şarabın içine katılarak içilmesi önerilmektedir. Aşırı kullanılması erkeklerde ters etkilere sebep olabilir.

ÇAKŞIR OTU: Cinsel gücü ve isteği artıran, etkili afrodizyak bir bitkidir. Aynı zamanda sperm sayısını ve hareketliliğini de artıran etkileri bulunmaktadır.

SÜSEN: Süsen kökü tozu, hem erkekler hem de kadınlar için güçlü bir afrodizyaktır.

YASEMİN: Likörleri kokulandıran, harika kokulu yasemin çiçeği, etkili bir uyarıcıdır.

MEYAN KÖKÜ: Meyan kökünden elde edilen toz, maden suyu ile karıştırıldığında kadınlar için çok etkili bir afrodizyak haline gelmektedir.

SAFRAN: Aşırı tüketildiği zaman gülme krizine sebep olan safranın, erojen merkezler üstünde uyarıcı etkileri vardır.

ÇADIRUŞAĞI OTU: Yalnız Asyada yetişen ve çok kötü kokan çadıruşağı otundan elde edilen karışım, Asyada uyarıcı olarak kullanılır.

VANİLYA: Merkezi sinir sistemine etki ederek kokusu ile karşı cinsi harekete geçirir.

ROKA: Bol miktarda demir ve C vitamini içeren roka, alyuvarlar için iyidir ve ayrıca, cinsel gücü de artırır. Balığın yanında da çok iyi gider.

MAYDANOZ: Yemeklere lezzet katan maydanoz, cinsel yaşama da lezzet katar. Süt salgısını da artırır.

KEKİK: Güçlü etkileri olan kekik, özellikle erkeklerde uyarıcıdır.

İSTİRİDYE: İçindeki çinko ile spermin çoğalmasına neden olan istiridye, cinsel isteği artırır.

HİNDİ: İstiridyeden daha fazla çinko ihtiva eden hindi, protein açısından zengindir ve cinsel isteği artırır, yılbaşı gelmeden de yenilebilir.

KEREVİZ: İdrar sökücü özelliği olan kereviz, vücutta oksitlenmeyi önlemesinin yanı sıra kadınlarda adet öncesi şişkinliğin de önüne geçer. Afrodizyaktır.

ÇİKOLATA: Çikolatanın içindeki yüksek şeker ve kalori cinsel uyarıcı ve keyif verici. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini de artırıyor ve mutluluk hissi veriyor. Kadınlar erkeklere oranla çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlıdır.

FISTIK VE FINDIK: E vitamini içeren, insanı mutlu eden fıstık ile fındık, cinsel gücü artırır.

MUZ VE KABUĞU: İnsana kokusu ile bile mutluluk aşılayan muz, özellikle kabuğu ile pişirildiğinde cinsel gücü oldukça fazla artırır.

ÇİLEK: Cilt sorunları için en iyi meyvelerden birisi olan çilek, güçlü bir afrodizyaktır.

ŞEFTALİ: A provitamini açısından zengin olan şeftali, güçlü bir afrodizyaktır.

ARMUT: Çok az meyve asidi içeren ve organizmanın fazla suyunu alarak fazla yağları yok eden armut, güçlü bir afrodizyaktır.
 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/12/2009 - TEMEL FIKRASI

Kategori: fikra

Temel ile Dursun Londra'da gezinirken bakmışlar ki ahali haldır huldur bir yere gidiyor..
Sormuşlar..
U2'nin konseri varmış..
Bizimkiler:
" Cidelum, biz de corelum .." deyip soluğu stadyumda almışlar..
Konser başlamış..
Millet coşkuyla şarkılara eşlik ediyor..
Bizimkiler de eğlenir gibi yapıyor..
Solistleri Bono birden müziği durdurup iki elini birbirine vurarak şaklatmış..
Herkes şaşkın..
İki üç saniye sonra bir daha şaklatmış..
Bir daha..
Sonra:
 "Niye böyle yapıyorum biliyor musunuz?" diye kalabalığa sormuş..
On binlerce kişiden çıt yok..
Bono, sorusunu kendisi cevaplandırmış. .
"Afrika açlık çekiyor.. Ben elimi her çırptığımda oralarda bir çocuk ölüyor.."
Refah toplumunun bireyleri bu gerçeğin böyle ifade edilmesinden şaşkın, şoklanmış gibi soliste bakarken
gerilerden Temel'in sesi yükselmiş..
"Hey gidinin  usagu... Sen de  çırpma o zaman.."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/12/2009 - GÜNÜN SÖZÜ

Kategori: hayata dair

ASALET BOYDA DEĞİL SOYDA OLMALI
İNCELİK BELDE DEĞİL DİLDE OLMALI
DOĞRULUK SÖZDE DEĞİL ÖZDE OLMALI
GÜZELLİK YÜZDE DEĞİL YÜREKTE OLMALI..
 
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/12/2009 - Jinekolog'dan Tamirci Olursa :))

Kategori: fikra

Jinekologun biri 'lanet olsun' der ve doktorluğu bırakır. Arabalara merakı vardır.

Niyeti araba tamircisi olmaktır.Gider ve sendikanın sınavına girer. Sonuçta 100 üzerinden 150 alıp gecer.
Bunun üzerine bir soruşturma açılır. Müfettişler sınav hocasına sorarlar,

- "Bu iş nasıl oldu" diye.
Hoca :
- 'Valla, yağı değiştir dedim, değiştirdi. Filtreyi değiştir dedim, degiştirdi. Bujileri temizle dedim, temizledi.'
Müfettiş :
- 'İyi de neden 100 degil de 150?'
Hoca :
- 'Bunların hepsini arabanın egzoz deliğinden yaptı!'

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Sonraki Sayfa
>

Hakkımda

bağlama yapımı
MSN Messenger :
tekelisazevi@hotmail.com

İlgili aramalar: tv - tekelisazevi - tekeli - saz - baglama
tekelisazevi türküler

ARKADAŞLARIM