tekelisazevi - Blogcu




Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle
Google

tekelisazevi

6/11/2009 - Türkler tarafından icat edilmesi beklenenler:)))))))))

Kategori: eglence
Bitmeyen piknik tüpü.
Sigara cepli çorap.
Topuğu basık ayakkabı.
Köpüklü su musluğu + şampuan konulan
Elektrik sayacı durduracağı.
Bujibaşı törpüsü.
Malzemeden çalındığı halde yıkılmayan bina.
Döner pişiren mikrodalga.
Laf atan korna.
Elektrikli kulak karıştırma makinası.
Minibüs arkasından para uzatmak için şöförün yanına kadar uzanan demir çubuklu tesisat.
Yolda yürürken bir yerlerin kaşındığını algılayan ve otomatik olarak kaşımaya başliyan alet.
Güdümlü anne terliği.
Sıcak su ısıtmalı maşrapa.
Kurban kesme makinesi.
Gerektiğinde kırmızı yanabilen yatak odası abajuru.
Körüklü dolmuş kapısı böylece minibüsçüler daha fazla yolcu alabilirler.
Basamakta durana çarpmıyan otomatik kapı.
Deriye yapışan, suda kaymayı sağlayan deve güreşi mayosu.
Pembe dizi saatlerini dijital ekranında scroll eden bulaşık makinaları, buzdolapları.
Otobüste yan koltukta oturan kişinin gazetesini rahat bir şekilde okuma imkanı veren zoomlu gözlük.
Namaz vaktini hatırlatan müslüman guguk kuşlu saat.
Spor tutkunları için tribünlere yeni bir ses, taze bir soluk getiren küfür eden korna (korna başlığı değiştirilmek suretiyle istenen küfür seçilebilir).
Otomobil severler için meme yapmayan platin.
Düğmesine basıldığında “dü-lüü” sesi veren fake-akbil.
Dolma sarma makinesi (ki yapildi gururla satiliyor).
Kopüklü Türk kahvesi yapma makinesi (o da yapıldı).
Tavana değiştirilebilir duvar kağıdı, böylece atılan çiğ köfte yapıştığında tavanda iz bırakmayacaktır.
Enseye monte edilen otomatik burun karıştırma makinası.
Ağza takılan ve dişlerle şişe kapağı açmayı kolaylaştıracak açacak.
Bir ortamda bulunan kişilerle tanışmayı sağlayacak herhangi bir cihaz, gerçi bunu sağlayan bir alet icat etmişiz yakın zamanda. (bkz: turk genci tanışmak ister)
Halk tipi kaza hasar tespit cihazı. Arabaların üzerinde bulunan bir sensöra tutulur, arabalarda kaza sonrası ne kadar hasar olduğunu bildirir.
Şarjı hiç bitmeyen cep telefonu
Ben türküm abi diyen robot (bkz: i robot).
Polis kontrolünden önce kendiliğinden takılan emniyet kemeri.
Kahvelerde el altından kiralanacak okey ışınlama makinesi.
Radara yakalanmayı önleyen, ayrıca porno film de oynatabilen çok işlevli cd.
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2009 - DEĞERLİ TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ

Kategori: Saglik

DEĞERLİ TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ

Akik (Agate / Achat)

Muhtelif renkli ince ve yuvarlak halkalardan oluşan bir kalsedon türü. Tabakalarının dizilişine göre özel isimler alır.

Sertlik derecesi: 7
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: Toprak
Çakra: Alt karın, Güneş sinirağı


Akik'in fiziksel etkileri

o        Güçlü ve erkeksi bir enerjiye sahip olan akik, cinsel organlar ve cinsel güç için faydalıdır.

o        Bedenin gerginlik olan kısımlarına sıcaklık hissi verir ve gerginliği azaltır.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Canlılık veren enerjisiyle, kendinizi sıkıntılı ve kötü hissettiğiniz anlarda olayların iyi yönünü de görmenizi sağlar. İnsanların olumsuzluklarından kolayca etkileniyorsanız akik size iyi gelecektir.
  • Kendisini taşıyan kişiye güç, keyif ve iyimserlik hissi verir. Ceplerinde bu taşı taşıyan çocukları olumsuz duygulardan ve münakaşalardan uzak tutar.
  • Dünyevi başarıyı simgeleyen akik, negatif enerjiye karşı koruma sağlar ve tükenmiş olan cesareti canlandırır. İşadamlarının bu taşı, özellikle belin altında (cepte veya yüzük olarak olabilir) taşımaları faydalı olacaktır. Özellikle yüzük olarak kullanıldığında, kişinin kendisine güvenini artırır.
  • Kırmızımsı turuncu renkteki akikler (Carnelian) fiziksel canlılığı artırarak tembelliği giderir. Yaşanılan ana yoğunlaşma isteğini güçlendirir.
  • Mavi renkli olan akikler nazara karşı etkilidir. Ayrıca; sadece rengiyle bile kişinin içini ferahlatan mavi akik, konuşma güçlüğü çekenler için faydalıdır.
  • Mavi dantelli akik taşı; sosyal ortamlarda gereksinim duyulan serinkanlılık ve özgüven duygularını güçlendirir. Konuya yoğunlaşmaya ve konuşmaya yardımcı olur. Sinir bozukluklarını yatıştırır ve topluluk önünde yapılacak konuşmalarda duyulan heyecanı giderir.
  • Yosun akik, insanın içini koşulsuz sevgi ile doldurur ve kişinin ruhsal gelişimine yardımcı olur.

 

Akuamarin (Aquamarine / Aquamarin)


Zümrüt gibi, beril grubunun üyesidir. Deniz suyu (yeşilimsi), mavi ve sarımsı renklerde bulunur. Şeffaftır.

   
Sertlik derecesi: 7,5 - 8
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: Su
Çakra: Boğaz, Kalp

Akuamarin'in fiziksel etkileri

o        Solunum yolları rahatsızlıklarına, astım ve tirotid bezi rahatsızlıklarına iyi gelir.

 

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Bereket ve uğur taşıdır.
  • Cesaretinizin kırıldığı, emeklerinizin boşa gittiğini hissettiğiniz anlarda, akuamarin sizi yüreklendirir ve güveninizi tazeler.
  • Beden ve zihin ilişkisini güçlendirerek, sezgileri kuvvetlendirir.
  • Kendisini taşıyan kişileri negatif enerjilere karşı korur.

 

Ametist (Amethyst)

Menekşe ya da mor renkli olan kuvars kristali. Mor yakut ya da mor necef de denir.

Sertlik derecesi: -
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: Hava
Çakra: Taç, Timüs bezi, Üçüncü göz

 

Ametist'in fiziksel etkileri

o        Göz hastalıklarına, alerjiye, baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.

o        Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı; bedendeki fazla elektrik yükünü toplayarak beyin gücünü yükseltir.

 

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Bulunduğu çevredeki olumsuz enerjileri temizleyip dönüştürür. Sadece odanın herhangi bir yerinde durması bile olumsuz enerjileri toplayıp pozitif enerjiye dönüştürmesi için yeterlidir.
  • Kişiyi rahatsız eden takınaklı düşünceleri uzaklaştırıcı ve yatıştırıcı bir etkiye sahiptir. Koyu mor ya da çok açık renkli olan ametistler en güçlü enerjiye sahip olan ametistlerdir.
  • Uykusuzluk çekenlere iyi gelir. Eğer uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız; ametisti yatmadan önce bir süre elinizde tutun ve sonra yastığınızın altına koyarak yatın. Sorununuzun nasıl düzeldiğini göreceksiniz.
  • Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu insan üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır. Sürekli üzerinizde taşıyabileceğiniz bir taştır. Yaydığı enerji her zaman size fayda sağlar ve olumsuzluklardan korur. Özellikle düşman tavırlı insanların arasında bulunacağınız zamanlarda bu taşı üzerinizde bulundurmaya gayret edin. Böylece sadece pozitif enerji alacağınızdan emin olabilirsiniz.
  • Enerjisinin odaklandığı kişide uyum ve denge oluşturur. Yaydığı enerji doğrudan sinir sistemini etkiler. Ancak ciddi bir kişilik bozukluğuna sahip insanlar bu enerjiyle uyuşamayarak, onu rahatsız edici bulabilir.
  • Pembe kuvars ile birlikte kullanıldığında aklı güçlendirir ve kalbi korur.

 

Aytaşı (Moonstone / Mondstein)

Yarı şeffaf, grimsi ya da süt beyaz renklerdedir. Işık kaynağına karşı tutulduğunda mavi-beyaz pırıltılar yayar.

Sertlik derecesi: 6 - 6,5
Kim. yapısı: NaCa(Al, Si)AlSi2O8
Özgül ağırlığı: 2,64 - 2,68
Unsuru: Su
Çakra: Üçüncü göz, Güneş sinirağı


Aytaşı'nın fiziksel etkileri

o        Kramplara, bacak ağrılarına ve sırt ağrılarına iyi gelir.

o        Oburluğa karşı faydalıdır.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Aytaşı, kişinin duygusal gerilimden kurtulmasına ve duygularını kabullenmesine yardımcı olur.
  • Aşırı tepki verdiğiniz ve endişeli olduğunuz durumlarda aytaşı sizi dengeler ve diğer insanların hislerine karşı duyarlı olmanızı sağlar.
  • İnsanlarla aranızdaki şefkat ve sempati duygularını karşılıklı olarak artırır ve kendisini taşıyan kişiye sempati kazandırır.
  • Duygusal dengeyi sağlar ve egoya karşı iyi gelir.
  • Sezgileri ve iletişimi kuvvetlendirir.
  • Yıldızı düşük olanların taşıdır. Nazara karşı etkilidir.
  • Sevgililerin daha ihtiraslı olmasını sağlar.

 

Azurit (Azuralite)

Çoğunlukla malahitle birlikte bakır yataklarında bulunur. Farklı yapılardan oluşabilir.

Sertlik derecesi: 3,5 - 4
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: 3,8
Unsuru: Su, Toprak
Çakra: Üçüncü göz

Azurit'in fiziksel etkileri

o        Uzun süreli araba ya da bilgisayar kullanımı nedeniyle ortaya çıkan göz yorulmalarına karşı faydalıdır. Sırt üstü yatarak gözlerinizin üzerine iki azurit taşı yerleştirin. Yarım saat içerisinde etkisini gösterecektir.

o        Yine iki adet azurit taşıyla, adet dönemi sancılarınızı ya da yumurtalık sancılarını azaltabilirsiniz. Bunun için, taşları yumurtalıklarınızın üzerine yerleştirin.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • İçe yönelik derin enerjisiyle, geçmişi değerlendirmenize ve bilinçaltınızı yeniden programlamanıza yardım eder.
  • Duyguların ve düşüncelerin rahatça ifade edilebilmesini sağlar. Kişinin, iç dünyasını hissedip, onu dışa vurma yeteneğini artırır. Derin konular üzerine konuşma yeteneğini ve bu konudaki arzuyu artırır.
  • Düşüncelerin berraklaşmasını sağlar.
  • Malahit ile birlikte kullanıldığında, içe gömülen duyguların ortaya çıkmasına sebep olur ve kişinin hissettiklerini açıklamasına yardım eder.
  • Kolye, kolye ucu ya da küpe olarak kullanılması durumunda, kişinin ruhsal olarak uyanık kalmasını sağlar.
  • Kişinin duygularını kabullenmesini ve konuşkan olmasını sağlar.

 

Florit (Fluorit / Flubpat)

Şeffaf ve yarı-şeffaf hallerde bulunabilir. Sarı, kırmızı, yeşil, pembe, mavi, menekşe, mor ve beyaz renklerde olabilir.

Sertlik derecesi: 4
Kim. yapısı: CaF2
Özgül ağırlığı: 3,1
Unsuru: Hava
Çakra: Kök, Üçüncü göz, Taç

Florit'in fiziksel etkileri

o        ...

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Kişinin anıların tutsaklığından kurtulmasını sağlar ve duyulan boşluk hissini yatıştırır. Düzensiz ve dağınık hissedilen anlarda denge ve dinginlik verir.
  • Enerjisi, yatıştırıcı ve huzur vericidir. Şeffaf florit diğer taşlarla birlikte kullanılabilir ancak, mor florit diğer taşlarla birlikte kullanıldığında etkileri zayıflar.
  • Düşünceleriniz belirsiz ve karmaşık olduğunda floritinizi elinize alın. Düşüncenizin keskinleştiğini göreceksiniz. Aynı şekilde, zihniniz yorulduğunda da bu taşı kullanabilirsiniz.
  • Duygusal bakımdan mutsuz olduğunuz ve sizi rahatsız eden mantıksız düşüncelere kapıldığınızda florit size destek olacaktır.
  • Kişinin zihninin ruhuyla uyum içinde olmasını sağlar ve ilginç projelerini hayata geçirebilmesine yardım eder.
  • Yapmaktan çekinilen ve yetersiz kalındığı düşünülen işlerde, enerjisiyle kişiye destek olur.

 

Hematit (Hematite / Haematit)

Bir çeşit demir minerali.

Sertlik derecesi: 5 - 6
Kim. yapısı: Fe2O3, Demiroksit
Özgül ağırlığı: 5,3
Unsuru: -
Çakra: -

 

Hematit'in fiziksel etkileri

o        Kan dolaşımı üzerinde pozitif etkisi vardır.

o        Mafsal romatizmalarına karşı faydalıdır.

o        Dalağın düzgün çalışmasını sağlar.

o        Bel soğukluğuna karşı etkilidir.

o        Saçların daha gür çıkmasını sağlar.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Stresi azaltır, enerji ve canlılık verir.
  • Karar verme güçlüğü çeken kişilere iyi gelir.

 

Jasper (Jasper / Jaspis)

Sarı, kırmızı, yeşil, beyazımsı, gri ve kahverengi renklerde olabilir. Genelde volkanik kütleler içinde bulunur.

Sertlik derecesi: -
Kim. yapısı: -
Özgül ağırlığı: -
Unsuru: -
Çakra: -

Jasper'in fiziksel etkileri

o        Karaciğer, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir.

o        Güçlü ve tedavi edici özelliklere sahiptir. Sindirim sistemini ve safra kesesini güçlendirir. Endokrin sisteminde dengeyi sağlar.

o        Kişinin kendisini sağlıklı ve güçlü hissetmesini sağlar ve fiziksel direncini artırır.

o        Erkeklerde, erkeklik özelliklerini arttırır.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Sevgi, inanç ve kararlılık simgesidir.

 

Kantaşı (Bloodstone / Blutstein)

Tabiatta ender olarak bulunan bir çeşit hematit.

Sertlik derecesi: 5 - 6
Kim. yapısı: Fe2O3, Demiroksit
Özgül ağırlığı: 5,3
Unsuru: -
Çakra: -

Kantaşı'nın fiziksel etkileri

o        Hafızayı güçlendirir.

Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Kişinin sıkıntılarını sabırla atlatmasına sebep olur. Hiç bitmeyeceği düşünülen sıkıntılı dönemlerde, ve umutsuzluğa kapılınan anlarda kişiye dayanma gücü verir. Mücadele fırsatlarının fark edilmesini sağlar.
  • İnsanı zayıflık ve cesaretsizlik duygularından kurtarır.
  • Kendisini taşıyan kişinin kendisiyle ilgili duyduğu kuşkularını yok etmesine yardım eder. Engellenme duygusundan kurtarır.
  • Anlayışı ve hafızayı kuvvetlendirir. Zihni karmaşık düşüncelerden temizler.
  • Duygusal ve zihinsel engelleri ortadan kaldırır.
  • Para getiren bir taş olduğu söylenmektedir.

 

Kaplangözü (Tiger's Eye / Tigerauge)

Bir çeşit kuvars kristali. Parlatıldığında ipeksi bir görünüm kazanır. Yanardönerlik özelliğine sahiptir.

Sertlik derecesi: 7
Unsuru: Toprak ve ateş
Çakra: Kök, Güneş sinirağı, Alt karın

Kaplangözü'nün fiziksel etkileri

o        Kabuslar gören çocuklar için faydalıdır.

o        Astım hastaları için faydaları vardır.

o        Sindirim sistemi bozuklukları, dalak ve pankreas için faydalı etkileri vardır.


Metafiziksel ve psikolojik etkileri

  • Cesareti artırır ve hayatınızın bir amaçtan yoksun olduğunu düşündüğünüz anlarda size amacınızı hatırlatır.
  • İnsanların iyi taraflarını görmenizi sağlayarak hayat yolunda mutlulukla ilerlemenizi sağlar.
  • Güç ve cesaret taşı olan kaplangözü; dayanıklılığınızı artırır ve engellere rağmen ilerleme isteği verir.
  • Pürüzsüz yüzeyini okşayarak dertlerinizi ve endişelerinizi hafifletebilirsiniz.
  • Duygulara hitap eden bir taş olduğundan dolayı sevgililer arasında rağbet gören bir hediyedir. Eğer birisiyle ilişkiniz varsa kaplangözü; ilişkide bulunduğunuz insanla aranızda telepatik bir bağ kurmanızı sağlayabilir. Yüzük ya da kolye olarak kullanabilir, ya da cebinizde taşıyabilirsiniz.
  • Kendisini taşıyan kişilerin diğerlerine karşı daha az bağımlı olmasını sağlar.
  • Duygusal bakımdan dengeleyicidir ve inatçılığı azaltır. Kişinin olayları daha net algılayabilmesini sağlar.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/11/2009 - Dost dediğin

Kategori: hayata dair
 Dost dediğin
 Kimi zaman boşluğa düşer insan...
 Karambol dedir karamsar olur...
 Kimi zaman hiç olmadığından daha çok yalnızlık duyar için için...
 'Yuvasından düşen kuş gibi ' ne yapacağını bilemez.
 Ve terk eder kendini atar kader rüzgârlarının meçhule giden kollarına...
 Oysa hayat tesadüfler okyanusudur.
 Hangi ırmağın hangi denize ve hangi denizin seni bu okyanusun hangi
köşesine taşıyacağı bilinmez.
 Bir bakarsın ki tam dünyanın tüm yükü omuzlarında sandığın bir anda biri
çıka gelir...
 Duyguların değişir o anda yaşama nasıl bakacağını şaşırırsın...
 Ve O hayatının bir köşesine oturup o okyanusta seninle birlikte akmaya
başlar...
 Ne yana baksan oradadır. Ağladığında, güldüğünde, efkârlandığında,
öfkelendiğinde, hep yanındadır.
 Yorulduğunda yaslanacak omuz olur sana çoğu zaman.
 Her şeyine katlanır.
 Kaprislerine, bağırış çağırışlarına aldırmaz. Ayağın gözün kulağın olur
yeri geldiğinde...
 Aşktan acıdan. Mutluluktan, hastalıktan uyuyamadığın gecelerde yastığındır.
 Bir kumsalda oturup yıldızları sayarken, denize her taş attığında o
vardır yakamoz pırıltılarında...
 Bir deniz feneri gibi zifiri karanlık ve fırtınalı havalarda sığınacağın
limanın habercisidir senin için artık bir sevgili, bir kardeş, bir bacı,
bir ana ve baba gibidir...
 Ve sen farkına varmadan, tarifi imkânsız bir tutkuyla bağlanırsın Ona
öylesine ki bir gün pılını pırtını toplayıp gitmek istesen bilirsin ki
ardına düşmüştür, peşindedir.
 Gün gelir kendine bile söylemekten korktuğun sırlarını anlatırsın ona
seni bir bulmaca gibi saatlerce sıkılmadan çözebilir. Günler sürse de
dinler seni...
 Seninle güler seninle ağlar...
 Geçmiş acılarını paylaşır hayallerine ortak olur...
 Ve bilirsin, saçını tararken ne yaptığını, buzdolabının kapağını nasıl
kapatacağını...
 Ve onun özelinde, kimseyi kırmayı düşünemezsin. Buna elin de dilinde
varmaz. Sonuçta, kendine gelmeye, kendin olamaya başlarsın...
 Coşku ve heyecanla dolar için...
 Aşılması güç, sarp ve yalçın kayaları bir solukta geçebileceğin özgüveni
duyarsın... Gözlerinde bir pırıltı bir mutluluk vardır. Mavi daha güzel.
Beyaz Daha masum ve kırmızı daha alımlıdır senin için...
 O da seninleyken umutludur...
 Yanılmazsın söz verdi mi geleceğini bilirsin. Sabah kalktığında ilk ne
yapacağını öğrenmişsindir. Vazgeçilmesi zor bir alışkanlık olmuştur
senin için artık...
 Sigaradaki duman gibi.
 Okumak gibi, su içmek yemek yemek gibi...
 Her gün halının altına koyduğun anahtar gibi...
 Dosttur Onun adı...
 Dostluk sana sunduğu...
 Ve sen istesen de silemezsin onu...
 Kopamaz, terk edemezsin...
 Çünkü bir oya gibi işlemiştir çiğlerinin en ücra köşesine kadar,
alışkanlığın olmuştur.
 Ne mutlu böyle bir DOST bulana...
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/10/2009 - SAĞLIKLI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN!

Kategori: Saglik
SAĞLIKLI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN!
 
Grip mikropları yaz boyunca tatile mi çıkıyor? Kışın güçlü bir bağışıklık sistemi için yapmanız gerekenler...
Yazın sağlıklı kalmanın nasıl daha kolay olduğunu merak ettiniz mi? Grip mikropları yaz boyunca tatile mi çıkıyor? Ya da soğuk algınlığı virüsü yazın nereye gidiyor? Kışa göre yazın daha az hastalanmamızın bir dizi nedeni var.
Bunlardan biri bağışıklık sisteminizin yazın daha güçlü olması. Peki kışın da güçlü bir bağışıklık sistemi için neler yapabiliriz?
Ehow isimli internet sitesinde yer alan haberde, sağlıklı bir bağışıklık sistemi kurmak için bazı öneriler bulunuyor:
1. D vitamini alın: En büyük D vitamini sentezleme kaynağımız güneş. Ancak kış aylarında kendini bize göstermeyen güneşten yeterince yararlanamayız. Son yapılan çalışmalar, D vitaminin bağışıklık sistemini desteklediğini ve günde 1,000-2,000 IU D vitamini takviyesi almamız gerektiğini gösterdi.
2. Kaliteli takviye ilaçları: Keşke tükettiğimiz gıdalardan tüm ihtiyacımızı karşılayabilsek, ancak bu basit bir durum değil. Özellikle de bayram ve okul tatillerinde daha çok hazır gıdalar ve atıştırmalıklar ile besleniyoruz. Bu nedenle, bir doktora ya da eczacıya danışarak vücudumuz için gerekli kaliteli vitamin takviyeleri almalıyız.

3. Sağlıklı düşün, pozitif kal: Sürekli hasta olduğundan şikayet eden bir arkadaşınız mı var? Cevabınız evetse, bir an önce o arkadaşınızdan uzaklaşın. Çünkü, insanın kendisini özellikle de kış mevsimi boyunca mutlu, sağlıklı ve fiziksel olarak güçlü hissetmesi bağışıklık sistemi açısından çok önemlidir.
4. Sarımsak çiğneyin: Sarımsağın nefesinizi kötü kokutacağını düşünebilirsiniz. Ancak, sarımsak bağışıklık sisteminizi desteklemenin en kolay ve ucuz yollarından biridir. Sarımsak doğal olarak anti-viral etkiye sahiptir ve bir diş sarımsak bile yeterli olacaktır. Nefesinizin kokmasından endişe ediyorsanız, yedikten sonra dişlerinizi fırçalayabilirsiniz ya da biraz maydonoz çiğneyebilirsiniz.
5. C vitamini alın: Grip mevsiminde vücudunuzun güçlü kalması ve hastalanmamak için günde 1-2 gram C vitamini alın.
6. Şekeri azaltın: Şekeri seviyorsanız, kış aylarında içtiğiniz çaya, ıhlamura ya da sahlebe fazla şeker atmamaya çalışın. Çünkü araştırmalar, şekerin bağışıklık sistemi yanıtını yüzde 50 oranında düşürdüğünü gösteriyor. Şeker, vücudunuzun grip ya da soğukalgınlığı ile savaşmada kullandığı doğal yeteneğini azaltıyor, bu nedenle çok fazla şeker yemeden önce iki kez düşünün. Böylece, vücudunuz ve bel çevreniz size minnettar kalacak.
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/10/2009 - VATAN SEVGİSİNİ İÇTEN DUYANLAR

Kategori: siir tadinda
VATAN SEVGİSİNİ İÇTEN DUYANLAR


Vatan sevgisini içten duyanlar
Sıtkı ile çalışır benimseyerek
Milletine, Ulusuna uyanlar
Demez neme lazım, neyime gerek

Her ferdin hakkı var, bizimdir Vatan
Babamız, dedemiz döktüler al kan
Hudut boylarında can verip yatan
Saygıyle anarız, şehit diyerek

Vatan aşkı ile çalışan kafa
Muhakkak erişir öndeki safa
Tesir nüfuz olur her bir tarafa
Herkes onu büyük tanır severek

Olmak istiyorsan dünyada mesut
Hakka halka yarayacak bir iş tut
Çalıştır oğlunu, kızını okut
İnsan olmak için okumak gerek

Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
Emin ol ki her çalışan kol bizim
Ayyıldızlı bayrak bizim, mal bizim
Söyle Veysel öğünerek, överek.

Aşık Veysel ŞATIROĞLU

Veysel ne güzel anlatmış vatan sevgisini.İçten duygularla saf bir şekilde ne güzel anlatmış şuan kaç kişi bu duyguları benimseyip bu duygular doğrultusunda hareket edebiliyor.Takdir sizin....
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/10/2009 - POZITIF ENERJINIZI KULLANMAYI ÖĞRENIN...

Kategori: hayata dair

POZITIF ENERJINIZI KULLANMAYI ÖĞRENIN...

> * Enerjinizi kullanmayı öğrenin*
>
> Beyin öyle bir güçtür ki..
>
> Kafadan geçen her düşüncenin bir talep olduğuna inanıyorum...
>
> iyi şey ister güzel şeyler düşünürseniz cevabı aynen öyle gelir ,
>
> Ama hep korku ve kuşkuyla yaşarsanız aynen bunları da çağırırsınız.
>
> Trafik kazasından korkan insanlar hep kazaya uğrarlar. Eğer siz korkuyla yola çıkar ve hep bunu beyninizde kurgulayıp etrafa negatif enerji yayarsanız mutlaka şoföre kaza yaptırırsınız ama arabayı siz kullanıyorsanız ve böyle korkularınız varsa eğer sakın araba kullanmayın...
>
> Çocuğuna aşırı korumalı ana ve babalarının çocuklarına hep bir şeyler olur yani biri bir taş atsa bile gelir sizin çocuğunuzun kafasını bulur o zaman siz şunu düşünürsünüz "onu kollayıp korumasam hep başına olumsuz şeyler geliyor.
> Neden acaba ? Bu tıpkı (yumurtamı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu)'yu andırmıyor mu?
>
> Öyle mutsuz bir toplum olduk ki birbirimize günaydın diyemiyoruz, bir araya geldiğimizde hep olumsuz olaylar konuşuyoruz, biri bize nasılsın dese iyiyim demeye korkar olduk, işler nasıl deseler, derhal şikayet etmeye ve her şeyin kötü ve daha da kötüye gittiğini söylüyoruz, hastalıklarımızdan ve ölümlerden bahsediyoruz yani dostlarla da sohbetin güzelliği , keyfi kalmadı.
>
> Hep para olmadığından yakınıyoruz sanki bunu soran bizden para isteyecekmiş gibi. Aynen devam edin, neyi YOK diyorsanız, onu YOK etmeye devam edin, sürekli şikayet edip etrafa olumsuz ve zavallı görünerek her şeyin
> bereketini kaçırın, ayrıcada bu kadar mızırdanma sonunda dostlarınızı da kaçırdığınızı fark edeceksiniz.
>
> Sürekli param yok diyen insanlar paralarının bereketini öyle kaçırırlar ki bir gün gelir birde bakarlar gerçekten paraları bitmiş ama bu bitiş ani çıkan hesapta olmayan mecburi harcamalarda olabilir, sağlığa harcanması gereken miktarlar da olabilir.
>
> Hep hastayım diyen insanlar mutlaka hasta olurlar beyin şartlanmaya görsün hangi hastalıktan korkup, çağırıyorsanız size onu getirir.
>
> Allah zaten verilen nimetlere şükretmesini bilmeyen kullarından bu nimetleri bir müddet sonra almaya başlar.
> Çevrenize bakın örneklerni çok göreceksiniz.
>
> Gelin bundan sonra Nasılsın diyenlere
> ÇOK İYİYİM ÇOK ŞÜKÜR demekle işe başlayın.
>
> Öyle bir toplum olduk ki karşımızdakini yargılamaktan sevmeye zaman bulamıyoruz.
>
> Oysa her yaşta sevgiye ihtiyacımız var.
> Sevgi sunulmazsa sevgi değildir.
> Neyi severseniz sevin ama içinizde yoğun sevgi duyguları olsun.
> Birisine sevginizi söylediğinizde hareketlerle bunu pekiştirdiğinizde ona öyle güzel bir enerji yollarsınız ki, onun mutluluğunun enerji şeklinde size geri dönüşünden
> aldığınız pozitifi başka hiçbir şeyde bulamazsınız.
>
> Yeni bebeği olmuş bir anne eğer sıkıntıları varsa veya olumsuz bir kişiliğe sahipse lütfen en olumlu olduğunda bebeğini kucağına alıp onu çıplak tenine deydirsin.
> Eğer bebeklerinizin huzurlu ve sağlıklı bir bebek olmasını
> istiyorsanız onu sakin kavgasız gürültüsüz ve pozitif birortamda büyütmeye çalışın, Kızgınken, sinirliyken kucağınıza almamaya çalışın ve ona sınırsız sevginizi gösterin.
> Öpün koklayın ve bilin ki bu günler çok çabuk geçecek ve
> bilin ki çok çabuk büyüyorlar.
>
> Bazı anne ve babalar çocuklarını çok sevdikleri halde bunu ifade edemez ve gösteremezler.
>
>
> Neden ?
>
> Ne zaman göstereceksiniz?
> Tanrı'nın verdiği bu armağana sevgiyi en güzel şekilde göstermemiz bir şükür ve teşekkür değil mi ?
>
> Beyin öyle bir güçtür ki ,
>
> insan beyin gücünü kullanarak isterse kendini felç de edebilir, öldürebilir de, kanserini de yenebilir.
> Yeter ki beynini şartlandırabilsin.
> Beynimizde yaklaşık 13 milyar civarında sinir hücresi
> vardır. Her bir hücre yaklaşık 7.3 kilo voltluk enerji açığa çıkarır.
> Pratikte mümkün değil ama teorikte beyindeki tüm sinir hücrelerinin aynı anda enerjilerini saldığını varsayalım, yaklaşık 350 milyon kilo voltluk bir enerji açığa çıkar ki bu da büyük bir metropolün tüm elektrik ihtiyacını
> karşılayacak güce sahiptir.
> Size tıp kitaplarına girmiş bir olayı anlatmak istiyorum,
>
> "Et taşımaya yarayan soğutuculu bir tren, temizlenmek için bir istasyonda duruyor.
> İşçiler vagonları temizlemeye başlıyorlar, işçinin biri bir vagonu temizlerken diğer işçi o vagonu boş sanıp kapısını dışardan kilitliyor.
> Biraz sonra tren hareket ediyor, ve bir durak sonra et almak üzere bir istasyonda duruyor.
> Kapalı kalan işçinin vagon kapısı açıldığında işçinin
> donarak öldüğü görülüyor.
> Fakat bir bakıyorlar ki, vagonun ısısı normal ısıda yani dondurucuya geçirilmemiş.
> Ama kapalı kalan işçi bunu bilmediği, donarak öleceğini sandığı için beyin aynen donmanın şartlarını hazırlayarak,
> donmanın tüm belirtilerek göstererek vücudunu buna uyduruyor."..
>
> Yani beyninizi olumlu şeylere kanalize edin .
> Bazı insanlar vardır, hep konuşurken daha yaşasam
> 1-2 sene daha yaşarım diye konuşup sık sık bunu
> tekrar ederler ve kendilerine adeta bir ölüm zamanı belirlerler.
> Ben bu laftan çok korkarım ,eğer bunu inanarak söylerlerse beyinlerini öyle bir şartlarlar ki , öyle bir kurgularlar ki gerçekten dedikleri zamanda ölürler.
> Bu yüzden kaç yaşında olursanız olun hep bir hedefiniz ve hayalleriniz olsun ki uzun yaşayabilesiniz.
> İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış.
> Ne doğru bir laf değil mi?
>
> Dün bitti. Dünün tekrarı yok aynı rüyalar gibi.
> Yarın, hiç bilmiyoruz, iyi şeylerde olabilir kötü de .
>
> Ama şu anımı biliyorum,ayağım kırık bu yazıyı yazıyorum ama eşim yanımda çocuklarım sağ ve ben bu yüzden dünyanın en mutlu insanıyım ve yarınımı da bilmediğim için bu anımı en iyi, en keyifli ve en pozitif şekilde
> değerlendiririm.
>
> Bilmediğim bir geleceği düşünerek de bu anımı zehir edemem.
>
> Siz de böyle yapın ve hayatınızı birbirine karıştırmamak kaydıyla 3'e bölün.
>
> Dün, bugün,yarın diye...
>
> Biz ani stresleri çok severiz.
>
> Çünki ani streste vücutta Adrenokortikotrop hormon (ACTH) artar ve hafıza, algılama, enerji süper olur.
>
> Yani bu hormon strese karşı vücudun bir sigortasıdır.
>
> Ama siz bu stresi kısır döngüye çevirirseniz yani sürekli beyninizde kurarsanız, hep bunu düşünürseniz, gelen olumlu şeylerin hepsi geri gider.
>
> Yani unutkanlıklar, enerji kayıpları, isteksizlikler, migren, mide-bağırsak şikayetleri, uykusuzluklar, beyin tümörler, tansiyon iniş-çıkışları, vücudun muhtelif yerlerinde uyuşmalar, mutsuzluk, hatta depresyon ,kalple ilgili
> şikayetler ve kansere zemin hazırlamış olursunuz.
>
> Bunları kendinize niye reva göreceksiniz ki ?
>
> Akıllı, kontrollü ve olumlu olmak yeterli.
>
> Eğer büyük bir strese girdiyseniz kendinize hobiler bulun, yani kafanızı dağıtın.
>
> Başka işlere kanalize olun ki stres yaratan faktörün etkisi az alsın veya sevdiğiniz, sizi mutlu eden şeylerle uğraşın.
>
> Bunları da yapamıyorsanız dua edin, duaların insanlarda yarattıkları mistik etki onların pozitiflenmesini sağlar.
>
> Ben evde sokakta bile hep iyilik diler ve hayır için dua ederim...
>
> Saygılarımla,
>
> *Prof. Yıldız Batırbaygil *

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/10/2009 - İYİLİK

Kategori: hayata dair

İYİLİK
            Adam kapıyı açtığında, polislerle karşılaştı.
            Heyecanla:
            -Bir şey mi istediniz? Diye sordu. Bir olay mı var?
            İçlerinden komiser olanı:
            -Geçen yıl evinizi soyan hırsızı yakaladık, diye cevap verdi. İfadesinden, bu eve de girdiğini anladık.
            Adam polislerin arasında sıkışıp kalan 18-20 yaşlarındaki genci bir müddet süzdükten sonra:
            -Buyurun, içeri girin, diye kenara çekildi. Herhalde bazı şeyler soracaksınız.
            Hep birlikte oturma odasına geçtiler. Adam önce polislerin, sonrada hırsızın elini sıkarak:
            -Geldiğinize sevindim, dedi. Bu gençle tanışmayı da çok arzu ediyordum.
            Polislerden biri:
            -Herhalde yanlış anladınız, diye lafa karıştı. Bu delikanlı sivil polis falan değil, evinize giren hırsızdır.
            Adam:
            -Daha o kadar yaşlanmadım memur bey, diye çıkıştı. Hırsız olduğunu biliyorum ama, açık söylemek gerekirse şikayetçi de değilim.
            Konuşulanlar, hırsızı da şaşırtmış görünüyordu. Adam, misafirlerine şeker ikram ettikten sonra tane tane konuşmaya devam etti:
            -Evim soyulmadan önce geç vakitlere kadar oturur, haliyle sabah namazlarına kalkamazdım. Ve çok istediğim halde, günde bir sayfa bile Kur’an okumaya vakit bulamazdım. Kıldığım namazlarda, Allah kabul etsin hep yarım yamalak olurdu. Ama delikanlı, bilmeden de olsa beni bu gafletten kurtardı.
            Polislerden biri dayanamayıp atıldı:
            -Ne yaptı ki bey amca?
            Adam, biraz önce ikram ettiği şekerleri kutusuyla birlikte hırsızın önüne koyarken:
            -Daha ne yapsın ki evlat, diye gülümsedi. Evime girdiğinde, televizyonumu çalmıştı…
            ‘‘Gerçekten de bundan daha güzel iyilik olabilir mi? Ya televizyonun bizden çaldığı zamanı kim geri getirebilir?…’’
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/10/2009 - TEMEL ile FADİME

Kategori: fikra

TEMEL ile FADİME
boşanma kararı alarak
çocukları eşit şekilde paylaşmak isterler...
buraya kadar sorun yok..
temel 7. çocuğu ortadan ikiye bölemeyeceği için
yeni bir çocuk yapmaya karar verirler
buraya kadarda sorun yok ( kişisel kararları )
veeee
9. ay sonunda çocukları olur....
gözümüz aydın

NUR TOPU GİBİ İKİZ OĞLUNUZ OLDU
 
*************************************************
 
Zamanin en büyük Mayfa babasi çok agir bir suçtan yargilanmaktadir ve idami istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardir. Mafyanin adamlari mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve söyle derler:
- Temel ne yap et Babanin idam kararini müebbet'e çevir yoksa bu senin sonun olur derler!!! Temel'in içine korku düsmüstür: Acep ne yapsam da bu adami kurtarsam" diye düsünür. Dava baslar günlerce devam eder ve nihayet Jüry üyeleri karar vermek üzere odalarina geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüry geri gelir ve kararini okur:
- Müebbet hapis derler. Bunu duyan Babanin adamlari ne yapacaklarini sasirirlar dogru Temel'e gidip:
-Af ferim sana Temel simdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi güzel de bu isi nasil basardin diye sorarlar. Temel:
- Sormayin bre usaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete çevirmek kadar aklan karayi seçtim der
 
*****************************************************
 
Akmerkezde karilarini kaybeden iki kisi karsilasir.
-Affedersiniz ben karimi kaybettimde bana yardimci olurmusuz.
-Aaaa tesadüfe bakin bende karimi kaybettim.Benim bir fikrim var beraber karilarimizi arayalim.Sen benim karimi görürsen haber ver ben senin karini görürsem ben haber veriyim.
-Tamam ama nasil bulucagiz birbirimizi.
-kim karilarimizdan birini bulursa 5.kattaki sinemalarin önünde beklesin tamam mi?
-tamam tamam ama ben senin karini nerden taniyacagim.
-Benim karim 1.75 boyunda, sarisin, mavi gözlü, beyaz tenlidir.Üzerinde ise pempe bir mini etek,beyaz gögüsten dekolteli bir buluz ve pempe sivri topuklu bir ayakkabi vardir.Diger adam ise;
-''Benim kariyi bos ver senin kariyi arayalim''der
 
********************************************************
 
Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der.

Temel de uyanık ya yalvarır bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canımı azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz derken 5yıl sonunda azrail pilot temelin yanına gelir ve vakit doldu gidelim der

temelde şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak der

azrail : oglum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten
 
**********************************************************

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/10/2009 - Sudaki Yedi Harika Özellik

Kategori: Saglik

Sudaki Yedi Harika Özellik
 

Vücudumuzun %70’i sudan meydana gelir ve bütün sistemlerimiz, doğru bir şekilde çalışabilmesi için suya ihtiyaç duyar. Su içmek, sadece sağlığınız için değil aynı zamanda kendiniz için yapabileceğiniz en basit şeydir. Yorucu geçen bir günün ardından eve ilk adımınızı attığınızda eliniz sürahiye uzanır. İçtiğiniz bir bardak suyun ardından vücudunuz rahatlar, zihniniz açılır ve kendinizi yenilenmiş hissedersiniz. Başka hiçbir içecek suyun yerini tutamaz ve suyun sahip olduğu harika özelliklere sahip değildir.
 
1) Zayıflamak İçin Su İçin
Kilo vermeye mi çalışıyorsunuz? Zayıflamanın en basit ve etkili çözüm bol bol su içmek. Hem metabolizmanızı hızlandıran hem de tokluk hissi veren su sayesinde fazla kilolarınızdan sağlıklı bir şekilde kurtulabilirsiniz.
Gereksiz yere kalori almanıza sebep olan içecekleri su ile değiştirin. Yemekler önce içeceğiniz bir bardak su, sizi frenleyerek gereğinden fazla yemenize engel olacaktır. Meyve suyu veya sodanın yerine içtiğiniz su sayesinde 200 kalori daha az almış olacaksınız.
Ayrıca ne kadar fazla su içerseniz metabolizmanız o kadar çok çalışacaktır. Özellikle soğuk su içtiğinizde, vücudunuz suyu ısıtmak için fazladan kalori yakmak zorunda kalacaktır.
 
2) Enerji Kaynağı ve Kalp Dostu Su
Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız bir bardak su kendinize gelmenizi sağlayacaktır. Vücudunuzdaki su kaybı yorgunluğunuzun sebebi olabilir.
İçtiğimiz su sayesinde kanımız, hücrelerimize daha fazla oksijen ve diğer gerekli maddeleri daha hızlı taşır. Eğer yeterince su içerseniz, kalbiniz de kanı pompalamak için fazladan enerji harcamayacak ve yorulmayacaktır.
                Ayrıca Amerikan Kaliforniya Loma Linda Üniversitesi’nden araştırmacıların, 20.000 kadın ve erkek üzerinde yaptığı incelemeler neticesinde; günde 5 bardaktan fazla su içen bireylerde kalp hastalıkları ya da kalp kriziyle karşılaşma oranının günde 2 bardaktan az içen adaylara göre daha az olduğu saptandı.
 
3) Stresi Su İle Azaltın
Beyin dokusunun %85’i sudan oluşur. Eğer vücudunuzda yeteri kadar su yoksa hem ruhen hem de fiziksel olarak kendinizi stres altında hissedersiniz.
Susuzluğa dayanamamızın sebebi de aslında budur. Susuz kalan beyin dokuları su içmek için sürekli bir istek duymamıza sebep olur ve suya erişimin olmadığı durumlarda kendimizi gergin hissederiz.
Vücudumuzun ve zihnimizin maruz kaldığı stresi en düşük seviyede tutmak için çalışma masanızda ya da yanınızda sürekli su bulundurun ve sık aralıklarla yudumlayın.
 
4) Kaslarınızı Güçlendiren Mucizevi İçecek
Su içmek, kaslarınızda zaman zaman meydana gelen kasılma ve krampları engellemede oldukça etkilidir. Vücudunuzdaki kasların sağlığını koruyabilmek için bol su içmek en basit yöntemdir.
Antrenman ve egzersizlerin hem öncesi hem de sonrasında içtiğiniz su, bu kasılmalar ile başa çıkmada etkili olurken aynı zamanda çabuk yorulmanızı da engelleyecektir.
 
5) En Güzel Cilt Koruyucu Su
Vücudunuz susuz kaldığında yüzünüzdeki kırışıklık ve çizgiler daha belirgin bir hal alır. İçtiğiniz su, cildinizde kremler ile aynı etkiye sahip doğal bir nemlendirici etkisi gösterir.
Bol su içmek, kan akışını hızlandırır, cildinizdeki hücrelerin yenilenmesini sağlar ve dolayısıyla daha genç görünmenize yardımcı olur.
 
6) Sindirim Sorunlarının Çözümü
Lifli besinlerin yanı sıra su da sindirim sisteminin düzenlenmesinde etkin bir rol oynar.
Ayrıca ne kadar lif tüketirseniz tüketin, yeterince su içmediğinizde, aldığınız lifler vücudunuz tarafından etkili bir biçimde kullanılamaz.
Su, vücudunuzdaki atık maddeleri çözerek atılmasını kolaylaştırır. Su içmediğiniz takdirde bağırsaklarınızın yüzeyi susuz kalır. Bu şartlar altında sindirim ve boşaltım sisteminiz düzgün çalışamaz ve ağrılara sebeb olur.

 
7) Böbrek Taşlarını Su ile Uzak Tutun
 
Böbrek taşı olanlar bu durumun nasıl zor olduğunu çok iyi bilir. Hareket ettiğinizde büyük acı çekmenize neden olan böbrek taşlarını bol su içerek hayatınızdan uzak tutabilirsiniz.
İçtiğimiz su böbrek taşı olarak bilinen katılaşmış parçacıkları meydana getiren ürindeki tuz ve mineralleri çözerek bu rahatsızlıktan korunmamıza yardımcı olur.
Böbrek taşları seyreltilmiş ürinde ortaya çıkmaz. Bu yüzden acılı ve ağrılı bir dert olan bu taşların teşekkülünü engellemek için bol su için.
 
Ne Kadar Suya Mı İhtiyacımız Var?
Su içmenin yararları su götürmez birer gerçek. Ancak ne kadar su içmek bize yarar sağlayacaktır?

Genellikle bilindiği gibi günde 6 bardak su içmek vücudunuz için yeterli olacaktır.
Terledikçe ya da egzersiz yaptıkça daha fazla suya ihtiyaç duyacaksınız. Ancak başka içecekler tüketiyorsanız bu miktarı daha aza indirebilirisiniz. Peki, su içmeyi unutanlar? Faydalarını bildiği halde bir türlü aklına gelmeyen ve gün boyunca bir bardak su bile içmeden uykuya dalanlar?
 
Su içmeyi unutanlar için etkili ve kolay tavsiyelerimiz var:
1• Yanınızda bir şişe su taşıyın ve boş kaldığınızda içmeseniz bile elinizde tutun. Suyun varlığını hissettikçe içmek isteyeceksiniz.
2• İş yerindeki masanızda devamlı bir bardak su bulundurun.
3• Yatağınızın başucuna da bir bardak koymayı unutmayın. Çoğumuz sabah susamış bir şekilde kalkarız. Ancak planlarımız aklımıza geldiğinde su içmeyi unuturuz.
4• Her gün içtiğiniz bir fincan kahve ya da bir şişe soda yerine bir su için.
5• Gün içerisinde içmeniz gereken 6 bardak suyu bir kerede içmeyin. Gün boyunca aralıklarla tüketmek daha yararlı olacaktır.

İhtiyacınız olan bütün suyu içeceklerden karşılamak zorunda değilsiniz.
Su miktarı fazla olan besinler:
%90 Üzerinde
Karpuz
Çilek
Domates
Kereviz
Ispanak
Salatalık
Brokoli
% 80–90 Arasında
Havuç
Portakal
Elma
Baklagiller
Üzüm
Patates
Bu tavsiyelere uyduğunuzda aradan çok uzun zaman geçmeden suyun hayatınızda vazgeçilmez bir yeri olacaktır. Düzenli olarak tükettiğinizde ise sağlığınızda ne kadar büyük bir etkisi olduğunu göreceksiniz.
Kaynak: RealAge.com.tr

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/10/2009 - hayat

Kategori: hayata dair

Gençlik:

Zamanınız + Enerjiniz vardır…ama Paranız hiç yoktur
 


İş-Çalışma Hayatı  

Paranız + Enerjiniz vardır …ama Hiç Zamanınız yoktur

 


Yaşlılık:

Zamanınız + Paranız vardır …ama hiç Enerjiniz yoktur


--

_,_


"İşte hayat böyledir. Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı İmân ile hayatlandırınız ve ferâizle (farz ibadetleri yapmakla) zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz." 
     Bediüzzaman Said Nursi

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Son Sayfa Sonraki Sayfa
>

Hakkımda

bağlama yapımı
MSN Messenger :
tekelisazevi@hotmail.com

İlgili aramalar: tv - tekelisazevi -  tekeli -  saz -  baglama
tekelisazevi türküler

ARKADAŞLARIM